• YARIM ALTIN
    7.855,00
    % 0,16
  • AMERIKAN DOLARI
    32,2398
    % 0,15
  • € EURO
    35,0099
    % 0,03
  • £ POUND
    41,1071
    % -0,13
  • ¥ YUAN
    4,4573
    % 0,12
  • РУБ RUBLE
    0,3567
    % -0,01
  • BITCOIN/TL
    2202820,461
    % 1,04
  • BIST 100
    10.481,30
    % 0,02

Merkez Bankası enflasyon tahminini yükseltti

Merkez Bankası enflasyon tahminini yükseltti

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın üçüncü enflasyon raporunun tanıtımı dolayısıyla düzenlenen bilgilendirme toplantısında sunum yaptı.

İşte Kavcıoğlu’nun konuşmasından öne çıkan satır başları:

-Küresel ekonomi aşılama faaliyetlerinin yanı sıra para ve maliye politikalarının desteğiyle toparlanmaya davam ediyor. Aşılamada ilerlemede kaydeden ekonomiler kısıtlamaları hafifleterek iktisadi faaliyette daha güçlü performans sergiliyorlar.
Hizmet sektörünün de imalat sektöründeki toparlanmaya eşlik ettiği görülüyor.

-Hizmetler PMI endekslerindeki güçlü, artışlar küresel ekonominin genele yayılan bir toparlanma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu gelişmeler Türkiye’nin dış talep görünümünün nisan enflasyon raporuna dönemine göre iyileştiğini ortaya koyuyor.

-Emtia fiyatlarında artış olmakla birlikte tarımsal emtia fiyatlarındaki düşüş, enerji ve enerji dışı fiyatların farklılaşmasına yol açtı.

-Uluslararası emtia fiyatlarındaki artışlar ile normalleşme etkisiyle ortaya çıkan ertelenmiş talep ve arz kısıtları nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde enflasyon hem maliyet hem talep kaynaklı olarak artıyor.

-Son dönemde ÜFE ve TÜFE arasındaki farkın bir çok ülkede uzun dönem ortalamasının üzerine çıktığını görüyoruz. Küresel enflasyon oranlarındaki artışın kalıcılığına dair belirsizlikler uluslararası finansal piyasalarda oynaklığa neden olurken, gelişmiş ülkelerin uzun vadeli faiz oranları dalgalı bir seyir izlemektedir.

-2021 yılı ilk çeyrekte milli gelir çeyreklik bazda yüzde 1.7, yıllık yüzde 7 arttı. İktisadi faaliyet bu dönemde geçmiş öngörülerimize paralel gücünü korudu.

– İlk çeyrekteki büyümede sürükleyici iç talep oldu. Tüketim kaynaklı olarak çeyreklik büyüme sınırlandı, net ihracatın büyümeye katkısı pozitif oldu.

– Öncü göstergeler iktisadi faaliyetin yılın ikinci çeyreğinde gücünü koruduğunu gösteriyor. Başta taşıt sektörü olmak üzere bazı sektörlerde yaşanan tedarik kısıtlarının da bu dönemde üretimi sınırladığını gözlemliyoruz. Yüksek frekanslı veriler tam kapanma sonrasında kısıtlamaların gevşetilmesi ile hareketler harcamaları artırdı.

-Aşılamanın toplum geneline yayılması ve vakalarındaki düşüşle birlikte tedbirlerin kademeli olarak kaldırılması iktisadi faaliyetleri destekliyor. Aşılamanın hızlanması, turizm ve diğer hizmet sektörlerinin canlanmasıyla birlikte iktisadi faaliyette daha dengeli bir bileşime olanak tanıyor.

-Güven endeksleri açılmayla birlikte hem haziran hem temmuz ayında genele yayılan artışlar gösterirken bu toparlanmada hizmetler sektörü sürükleyici oldu.

-Takip ettiğimiz yüksek frekanslı veriler 2. çeyrekte büyümenin baz etkisiyle oldukça yüksek bir oranda gerçekleşeceğini gösteriyor. Talepteki dengelenme cari denge, enflasyon ve istihdam üzerindeki olumlu etkilerin den dolayı önem arz ediyor.

-Salgın önlemlerinin etkisi 2. Çeyrekte de iş gücü piyasasında etkisini gösterdi. İktisadi faaliyetteki canlanmaya bağlı olarak istihdamda da toparlanma kaydedildi. Hizmetler istihdamdaki artışın sanayi ve inşaata göre daha ılımlı kaldığını görüyoruz. İstihdamdaki artışın devam etmesini bekliyoruz. İhracat yılın 2. Çeyreğinde ivmesini korudu.

-İthalat ise 2. çeyrekte daha ılımlı bir seyir izledi. Dış ticarette reel olarak dengelenme olduğunu görüyoruz. İhracatın ithalatı karşılama oranının 2011 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde artarak yüzde 85-90 seviyesinde olduğunu görüyoruz.

-Cari işlemler dengesinde 2. Çeyrekte iyileşmenin başladığını görüyoruz. Sıkı para politikası cari işlemler dengesini olumlu etkiliyor. Yılın geri kalanında cari işlemler hesabında fazla verilmesini bekliyoruz.

-Uluslararası standartlarda yapılan değişikliklere uyum ve yeni veriye erişim kapsamında bazı temel istatistiklerimizde bir revizyon planlıyoruz. Bu revizyonla kısa vadeli dış borç istatistikleri başta olmak üzere Türkiye’nin brüt dış borcu, uluslararası yatırım pozisyonu, firmaların döviz varlık ve yükümlülükleriyle ödemeler dengesi istatistiklerindeki olası yanlılıkların düzeltilmesini amaçlıyoruz.

-Revizyon kapsamında en önemli geliştirme vadeli dış ticaret işlemleri kaynaklı ihracat alacakları ve ithalat borçlarının firmalardan doğrudan raporlama yoluyla derlenmesi olacak.

-Para piyasasındaki gecelik faizler TCMB politika faizleri etrafında oluşmaya devam etti. Ülke risk primi ve döviz kuru oynaklığı geçtiğimiz döneme göre gerilemekle birlikte halen yüksek seviyelerini korumaktadır. Küresel finansal koşullardaki dalgalanmalar gelişmekte olan ülkeler üzerinde daha fazla risk oluşturuyor. Bu nedenle sıkı para politikası duruşunun enflasyonda düşüşün sağlama önceliği doğrultusunda kararlılıkla sürdürülmesi söz konusu oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görmektedir.

-Para politikası enflasyonu düşürmek için tek başına yeterli değil.

-Nisan haziran döneminde enflasyondaki artışta temel mal enerji ve gıda grupları belirleyici olurken kısıtlamaların etkisiyle hizmetler sektörünün enflasyona katkısı sınırlı oldu. Çekirdek göstergelerin ve alt grupların ana eğilimlerinin son dönemde bir miktar düşüş göstermekle birlikte yüksek seyrini koruduğunu söyleyebiliriz. Toplam talebin daha ılımlı seviyelere yakınsamakta olduğunu tahmin ediyoruz.

-Enflasyonun 2021 yılında yüzde 14.1 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Böylece enflasyon tahminini yüzde 12.2’den yüzde 14.1’e yükselttik.

-Temel varsayımlarımız ve kısa vadeli öngörülerimiz doğrultusunda, enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağını öngörüyoruz.

-Bu çerçevede enflasyonun 2021 yılı sonunda yüzde 14.1 olarak gerçekleşeceğini, 2022 yıl sonunda ise 7.8’e, 2023 yıl sonunda ise yüzde 5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz.

-Böylece 2021 yıl sonu enflasyon tahminini 1.9 puanlık güncellemeyle yüzde 12.2’de yüzde 14.1’e yükselttik.

-TL cinsinden ithalat ve gıda varsayımlarındaki güncellemeler enflasyon tahminini sırasıyla 0.8 puan ve 0.5 puan artırdı. Enflasyonun ana eğilimindeki artış yıl sonu enflasyon tahminine 0.2 puan yukarı yönlü katkıda bulunurken çıktığı açığındaki güncelleme de tahmini 0.1 puan yukarı çekti.

-Politika faizi enflasyon üzerinde belirlenmeye devam edilecek. Enflasyonda yıl sonunda önemli bir düşüş öngörüyoruz.

-Küresel enflasyon gelişmelerine baktığımızda hem arz hem talepten kaynaklanıyor ama büyük ölçüde emtia fiyatları ve arzdan kaynaklandığını görüyoruz. Bu enflasyonun geçici olduğunu düşünüyoruz. Gelişmekte olan ve gelişen ülkelere baktığımızda bu ülkelerin bir kısmı faiz arttı. Gelişmiş ülkelerde ise sözlü yönlendirme dışında ne faiz artırımı ne varlık alımlarının azaltılması eylemleri yok.

-Türkiye olarak baktığımızda biz daha önce cari işlemler nedeniyle başladığımız sıkı para politikası duruşunun etkilerini görmeye başladık. Yılın son çeyreğinde enflasyonun belirgin bir şekilde düşüşe geçeceğini düşünüyoruz. Dünyada bu yükselme eğiliminde.

-Sıkı para politikası duruşumuz meyvelerini vermeye başladı, bütün küresel risklere rağmen bunu sürdürmeye devam edeceğiz.

-Turizmde 20 milyar dolar ile 2019’un üzerinde gelir elde edilebilir.

-Olumlu gelişmeler enflasyonun düşeceği ve politika faizinin enflasyonun üzerinde kalacağı yönünde umudumuzu artırıyor. Enflasyonla mücadelede para politikası tek başına yeterli değil, maliye politikalarıyla eş güdümlü olması gerekiyor. Bu da çok sıkı bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir problem yok.

-Rezervlerin güçlendirilmesi için birçok alanda çalışmamız var. Dışarıda yapılan eleştiriler gerçeği yansıtmıyor. TCMB’nin bugün itibarıyla 105 milyar dolar brüt rezervi vardı. Bunlar ülkemiz ve Merkez Bankası açısından çok güçlü göstergelerdir.

-Yeni Swap anlaşmalarında görüştüğümüz ülkeler var, inşallah açıkladığımızda duymuş olacaksınız.

-Faiz artırımı ya da indirimi gibi bir ifademiz olmadı. Faizle ilgili kararları o güne kadar oluşmuş veri setine göre alıyoruz. Yılın son çeyreğinde enflasyonda belirgin bir düşüş bekliyoruz. Beklenen ve gerçekleşen enflasyonun üzerinde bir faiz oluşacağını her zaman ifade ettik. Bunun çok net bir marj olduğunu düşünüyorum.

-Gıda enflasyonuna erken uyarı sisteminin oluşturulması önemli. Enflasyonla mücadele toplumsal mutabakatla verilmeli.

-Enflasyonla mücadelede daha hızlı davranmamız lazım.

-Enflasyonla ilgili piyasa davranışı bozulmuş durumda. Bunun kontrol edilebilmesi için de bütün kurumların ve firmaların bir ortak mutabakatı sağlaması lazım. Enflasyon konusunda Merkez Bankası yalnız kalmış durumda. Sıkı para politikasından hiçbir şekilde taviz vermeden enflasyonun düşürülmesi için mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Ama toplumsal mutabakat anlamında bütün odaların bütün diğer etkin kurumların bu konuda çok aktif olması lazım. Bugün piyasada olan fiyatlar enflasyonu doğru biçimde yansıtmıyor.

-Dünyadaki enflasyon oranlarına baktığımızda, dünyada da belirli bir noktaya geldi ama hiçbir yerde bizim kadar tüketici enflasyonu yaşayan ülke yoktur. ÜFE ile TÜFE arasındaki farkta bizden daha kötü ülkeler var. Rusya’ya bakın Norveç’e bakın, üretici fiyatları bizden daha fazla TÜFE’nin üzerinde ama Türkiye’de üretici fiyatlarını bahane ederek sanki tüketici fiyatları daha da artacakmış gibi torumlar dinliyoruz. Bence daha doğru yerden bakıp bu mücadeleyi ortak olarak sürdürmemiz gerektiğini düşünüyor ve sizlerden destek rica ediyorum.

-ÜFE’nin çok yükselmesi TÜFE açısından risk teşkil ediyor ama Türkiye’de biz bunun etkisini önemli ölçüde gördük. Yurtiçi ÜFE’de vergiler hariç satış fiyatı TÜFE’de ise vergi dahil fiyatlar değerlendirilmekte. Kapsam anlamında da hizmetler üreticide değil tüketici fiyatlarının içerisinde. Örneğin benzinde bir artış olduğunda, bu vergiden dolayı üretici fiyatında bir artış söz konusu ama tüketici tarafında çok büyük bir yansıması olmuyor. Eşel mobil sistemiyle daha kısıtlı bir yansıma oluyor.

-Merkez Bankası olarak para politikası anlamında gerekli ve yeterli mücadeleyi verdiğimizi düşünüyorum. Geçen yılın son çeyreğinden itibaren sıkı para politikası duruşumuş ve bunun yansımasıyla, kredilerdeki ve iç talepteki ılımlı seyir bizim bunu iyi uyguladığımızın göstergelerdi.

-Yeterli marjda dünyada hemen hemen tek reel faiz veren ülke biziz. Bu anlamda da önemli bir marj söz konusu.

-Enflasyonun düşmesi noktasında TCMB para politikası gereklerini önemli ve sıkı bir şekilde yerine getiriyor.
Kur geçişkenliğine baktığınızda TL’de önemli bir değer kaybı var ama yapılan zamlarla kıyasladığınızda müthiş bir ayrışma var. En yüksek dönemden aldığınızda yüzde 30’un altında bir TL’de değer kaybı var. Yapılan tüm zamlar yüzde 30’un üzerinde.

-Dijital paralarla ilgili çalışmalarımız yoğunlukla devam ediyor. Eylül ayı gibi pilot uygulamaya başlayacağız.

YORUMLAR YAZ