Uluslararası basına yönelik düzenlenen toplantıda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilgili bakanlar, Türkiye’ye yatırım çekmeye odaklanan yeni adımları paylaştı. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Şimşek, enflasyon hedeflerini tek hanelerde tutma kararlılığını vurguladı ve programın temelini oluşturan yaklaşımı bir kez daha belirtti.
Güçlü siyasi sahiplenmenin ekonomideki hareketliliği yükselttiğini söyleyen Şimşek, Türkiye’nin imalat zincirinde değerin yükseldiğini ve artık düşük ücretli bir üretim merkezi olarak görülmediğini ifade etti. Ayrıca İran savaşı gibi bölgesel dinamiklerin Türkiye’nin enerji merkezi olarak konumunu güçlendirdiğine dikkat çekti. Sunumunda, programın amacı olarak Türkiye’nin Singapur, Hong Kong ve Hollanda gibi merkezlerle entegre bir ticaret merkezi haline gelmesini hedeflediğini söyledi.
İlk çerçeve kapsamında, transit ticarette İstanbul Finans Merkezi’nde kurumlar vergisinin sıfır olacağı, finans merkezi dışında ise bu oranın %5 olarak uygulanacağı açıklandı. İhracatçıları daha rekabetçi hale getirmek ve doğrudan yabancı yatırım çekmek için mevcut vergi uygulamalarında önemli kesintiler öngörüldü. Şimşek’in açıklamalarına göre kurumlar vergisi şu şekilde düzenlenecek: ihracatçı için %14, imalatçı ihracatçı için %9. Ayrıca imâlat sektörü için doğrudan yabancı yatırımları teşvik eden yeni adımlar uygulanacak.
Paketin bir diğer odak noktası, küresel şirketlerin Türkiye’ye bölgesel yönetim merkezi kurmasını teşvik eden 20 yıllık kurumlar vergisi muafiyeti. Bu merkezlerde çalışanlara, gelirler uluslararası kaynaktan geldiyse vergiden muaf tutulacak ve ülke içi gelirler üzerinden vergi uygulanacak. Ayrıca yurt dışı kaynaklı kazançlar için 20 yıl süresince vergi liberasyonu sağlanırken, veraset yoluyla intikal vergisi %1 olarak alınacak.
Yurtdışında ikamet eden ve son üç yıl içinde Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye gelmesi durumunda, yurt dışı kaynaklı gelirler Türkiye’de vergilendirilmemekte; yalnızca Türkiye içi gelirler vergilendirilerek, bu kişilere yönelik vergi avantajları sunulmaktadır. Bu adımların amacı, yabancı varlıkları ekonomiye kazandırmak ve finansal akışı güçlendirmek olarak özetlendi.
Programın uzun vadeli amacı, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’nın finans merkezi konumuna gelmek. Bu yaklaşımın bir teşvik paketi olmadığı, daha çok Türkiye’nin küresel konumlandırma stratejisinin bir parçası olduğuna vurgu yapıldı. Teşvikler konusunda ilgili düzenlemelerin TBMM’ye sunulacağı ve vergi oranlarına Cumhurbaşkanı’na yetki verileceği ifade edildi.






































































































