Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan düşürerek %14,25 seviyesine çekti. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklediği ise daha derin bir indirimdi; 50 baz puanlık bir kesintiyle faizin %14’e düşmesi öngörülüyordu. Merkez Bankası açıklamasında küresel görünümdeki bozulmalar ile enflasyon beklentileri ve uzun süreli ücret artışlarının altı çizildi: Orta vadeli projeksiyonda enflasyonist riskler, dezenflasyonist risklere karşı hâlâ üstündür. Üç yıllık zaman diliminde maliye politikasının daha önce beklenenden daha genişleyici bir seyir izlemesi belirtilen bir diğer nokta olarak öne çıktı.
Rubledeki değer kazanımı enflasyon üzerinde dizginleyici etki gösterdi ve Mayıs ayında TÜFE %5,3’e gerileyerek son üç yılın en düşük seviyesine indi. Mevsimsellikten arındırılmış aylık artışlar, yıllık bazda Banka’nın %4 olan hedefinin çok altında kalıyor; fakat yetkililer bu yavaşlamanın büyük ölçüde geçici etkilerden kaynaklandığını belirtiyorlar. İran’daki çatışmanın tetiklediği petrol ihraç gelirlerindeki artış, rubleyi bu çeyrekte dolar karşısında dünyada en güçlü para birimlerinden biri haline getirdi. İthalat maliyetlerini düşüren bu değer kazanımı, fiyat baskılarını sınırlamaya yardımcı oldu.
Bir yıldan uzun bir süredir görülen gevşeme döngüsüne rağmen, rubledeki yükseliş dalgası bazen geri adımlar da getirdi. Banka yetkilileri her toplantıda faiz indirimine gitmeye devam ederken, petrol fiyatlarının dalgalanması ve küresel lojistik maliyetlerindeki artışlar nedeniyle orta vadeli görünüm hâlâ temkinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Rus bütçesi, Kremlin’in Ukrayna savaşına yönelik büyük harcamalarıyla birlikte bütçe açığının büyümesini engellemek için sıkı bir denge arayışında kalıyor. Ekonomi Bakanlığı da geçen ay güncelleme yaparak 2026 büyüme tahminini %1,3’ten %0,4’e düşürdü.




































































































