ABD-İran temasları sürerken, İsviçre’de teknik görüşmelerin başladığı günlerde ABD Başkanı Donald Trump’tan yeni tehditler yükseldi. Trump, sosyal medya üzerinden İran’a yönelik baskısını sürdürdü ve Lübnan’da desteklediği güçlerin hareketlerine dikkat çekerek, sorunlar derhal durdurulmazsa ağır sonuçların doğacağını ifade etti. İran’ın Hizbullah’a verdiği desteğin bölgedeki gerilimi artırdığına vurgu yapan uyarılar arasında, Tahran’ın Lübnan’da derinleşen ağına karşılık net adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Fox News ile yapılan röportajda, Trump, Hürmüz Boğazı’nın kapanması konusundaki endişelerini dile getirirken, İranlı yetkililere bu yönde bir adım atmaları halinde sonuçlarının ağır olacağını hatırlattı. İranlılar, İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonlarını gerekçe gösterse de ABD Başkanı, Boğaz’ın kapanması halinde bölgenin sıcak çatışmaya sürükleneceğini belirtti. Trump, bu kritikte boğazdan geçişin korunmasına yönelik tehlikelere karşı bir baskı oluşturmaya devam edeceğini kaydederken, gerektiğinde ABD’nin boğaz üzerinden petrol akışını kontrol altına alabilecek güce sahip olduğunu ifade etti. Ayrıca 19 milyon varil petrolün bu boğazdan geçtiğini hatırlatarak mutabakatın önemine dikkat çekti.
Trump’tan Suriye’de Hizbullah karşıtı bir yol haritası olarak öne çıkan açıklamada, İsrail’in Hizbullah’a karşı yeterince etkili olamadığı görüşünü paylaşan Trump, İsrail’in inisiyatif alması gerektiğini ancak başarısız olması halinde bu görevi başkalarının üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Fox muhabirinin aktardığına göre bu rolü Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın üstlenebileceğine inanç belirtti ve Hizbullah’ın ortadan kaldırılmasının önemine işaret etti. Ayrıca Hamas’ın şu anda cari bir sorun yaratmadığını, odak noktasının İran’da olması gerektiğini ifade etti.
Uranyum zenginleştirme konusundaki tutum konusuna gelindiğinde Trump, İran’ın bu haklarından fedakârlık yapmamasını savunan yaklaşımını sürdürdü. İran Cumhurbaşkanı Mesud Peşekiyan’ın sözlerine karşı sert bir yanıt veren Trump, söz konusu açıklamaların dikkatli olması gerektiğini ve ülkedeki geri kalanını da etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğini belirtti. İran ile yürütülen müzakereler için öngörülen 60 günlük süre zarfında nihai bir anlaşma çıkıp çıkmayacağını değerlendireceklerini, bu dönemin sonunda ise gerektiğinde harekete geçebileceklerini ifade etti.




































































































