Pandemi sonrası tüketici harcamaları ve yatırımlarındaki düşüş, küresel metal piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İç talepteki zorluklar, bazı yüksek teknolojili sektörler ve metal ihracatında artan belirsizliklere rağmen, bu dinamizmin tamamen durmadığını gösteriyor.
İran ve ABD arasındaki yakınlaşma söylentileri piyasalarda temkinli bir hava yaratırken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açık olup olmayacağı konusundaki belirsizlik sürüyor. Bu durum, özellikle enerji ve hammadde akışlarında dalgalanmalara yol açıyor ve metal fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Londra Metal Borsası’ndaki ana kontratlar, yatırımcıların bu yeni konjonktüre nasıl tepki vereceğini belirliyor. Pazartesi günü alüminyum fiyatları kayda değer bir düşüş yaşadı ve saatler ilerledikçe düşüş %1 civarında izlendi. Aynı dönemde bakır için sınırlı bir değer kaybı görüldü.
Analistler, söz konusu gelişmelerin tam olarak ne kadar etkili olacağını dikkatle izliyor. BNP Paribas’ın metal strateji başkanı, bu hafta için odak noktasını ABD ve İran arasında fiilen neyin kararlaştırıldığının oluşturduğunu ifade ediyor ve piyasadaki iyimserliğin henüz kesin bir güvence içermediğini vurguluyor: “Piyasada bir barış anlaşmasının fiyatlara yansıması var ama belirsizlik hâlâ yüksek.”
G7 toplantısında da Bretton Woods sonrası ticaretin yeniden nasıl başlayacağı konusunda görüş ayrılıkları gündeme geldi. Beyaz Saray ile İran arasındaki anlaşmanın içerdiği madde ve uygulanış biçimi ise farklı yorumlara yol açıyor.
Bir yandan alüminyum tarafında görülen ani düşüş, merkez bankası veya müzakere dolayısıyla hızlanan bir iyileşmenin işareti olarak algılanıyor; diğer yandan tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar hala sürdüğünden kısa vadeli hareketler çoğunlukla spekülatif kalıyor. Bloomberg Intelligence’tan Michelle Leung de bu konjonktürün altını çizerek, kısa vadeli inişlerin gerçek bir tedarik iyileşmesini yansıtmadığını, daha çok piyasa duyarlılığını belirtti.





































































































