• YARIM ALTIN
    21.550,00
    % 0,51
  • AMERIKAN DOLARI
    46,3033
    % 0,02
  • € EURO
    53,7590
    % 0,12
  • £ POUND
    62,1706
    % 0,10
  • ¥ YUAN
    6,8529
    % 0,04
  • РУБ RUBLE
    0,6419
    % 0,04
  • BITCOIN/TL
    3079842,495
    % 1,55
  • BIST 100
    14.517,76
    % 0,49

Merkez Bankalarının Altın Tutumları ve Piyasa Dinamikleri: WGC Anket Sonuçlarıyle Güncel Değerlendirme

Merkez Bankalarının Altın Tutumları ve Piyasa Dinamikleri: WGC Anket Sonuçlarıyle Güncel Değerlendirme

Şubat ile Mayıs arasındaki dönemde yapılan WGC anketine katılan 74 merkez bankasından elde edilen bulgular, katılımcıların çoğunluğunun altın rezervlerini sabit tutmayı tercih ettiğini gösteriyor. Özellikle %54’lük bir çoğunluk, değişim öngörmüyor; yalnızca %1’i ise rezervlerin azalacağını öne sürüyor.

Yanıtların yöneldiği temel tema, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını tetiklemesi ve bu süreçte altın fiyatlarının dalgalanması oldu. WGC’nin merkezi bankalardan sorumlu başkanı Shaokai Fan, merkez bankalarının altına ilginin güçlenerek sürdüğünü ve kısa vadeli fiyat gerilemelerinin bu tercihi etkilemediğini vurguladı.

Bu dönemde ABD ile İran arasındaki görüşmelerin savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönünde anlaşmaya varması, piyasalarda altına yönelik talebin yeniden güçlenmesini tetikledi. Pazartesi günü ise altın fiyatlarında yaklaşık %3’lük bir artış kaydedildi.

Analistler Metals Focus’e göre, merkez bankalarının altın talebi 2026’da ton başına yıllık ~%15 oranında yavaşlayacak olsa da 2022 öncesi seviyelerin üzerinde kalacak ve piyasa için sürekli bir destek unsuru oluşturacaktır. Ankete katılanların %93’ü hâlihazırda altına sahip olduklarını belirlerken, bu oran bir önceki yılın %81’ine kıyasla kayda değer bir yükseliş gösterdi.

Altın sahipliğinin itici güçleri arasında, kriz dönemlerinde gösterdiği performansın etkisi güçlü bir motivasyon kaynağı olarak öne çıkıyor. Uzun vadeli değer saklama aracı olarak görülmesi ve portföy çeşitlendirmesindeki rolü, cevap verenlerin önemli bir bölümünün birincil nedenleri olarak sıralanıyor. Özellikle gelişmekte olan piyasalarda jeopolitik risklerden korunma amacıyla altına olan talep ön plana çıkıyor; bu eğilim ankete katılanların %85’lik kısmında da belirgin şekilde görülebiliyor.