Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dünyanın ve Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın şoklara açık olduğunu vurgulayarak, bu tür gelişmelerin uygulama hızını etkileyebileceğini ancak yönün değişmesini beklemediğini belirtti. Enflasyon konusunda dezenflasyon hedeflerine bağlı kaldıklarını ifade eden Şimşek, zorlu bir yıl içinde dahi enflasyonun düşmeye devam edeceğini ve yıl sonunda %20 seviyelerinin yakınlarında bir dengede kapanması öngörüsünü paylaştı.
Son 23 yılda ortalama bütçe açığının GSYH’nin %2,6’sı düzeyinde gerçekleştiğini hatırlatan Şimşek, 2023’teki %5,1 olan bütçe açığının 2025’te %2,9’a inmesinin hedeflendiğini söyledi. Harcama kontrolü, kayıt dışılıkla mücadele, vergi uyumunun artırılması ve tahsilat süreçlerindeki iyileştirmelerin bu olumlu tabloya katkıda bulunduğunu belirtti. Petrol fiyatlarındaki yüksekliklerden kaynaklanan baskının etkisini azaltmak amacıyla mali alanda tasarrufların sürdürüleceğini, ancak 2026 hedeflerine ulaşmanın ve orta vadede bütçe açığının %3’ün altında kalmasının öngörüldüğünü açıkladı.
TL’ye olan güvenin arttığına dair ifadeler için özel vurgu yapan Şimşek, belirli bir kur hedefi olmadığını, programın başlandığından bu yana Türk Lirası’na olan güvenin belirgin biçimde güçlendiğini kaydetti. Sıkı para politikası, makroihtiyati önlemler ve geçmiş dönemlere göre daha güçlü döviz rezervleri bu güveni besleyen ana faktörler olarak gösterildi. Cari denge bağlamında ise enerji maliyetlerindeki yükselişin açığı büyütebileceğini ancak etkilerin yönetilebilir olduğunu ifade eden Şimşek, iç talepteki yavaşlama ve ihracattaki dayanıklılık nedeniyle olumsuz etkilerin en aza indirileceğini söyledi.
Tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma, euro/dolar paritesi ve yüksek katma değerli üretimin ihracatı desteklediğini belirten Şimşek, cari açığın GSYH’nin yaklaşık %3’ü seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini ve bu oranının uzun vadeli ortalamaların altında kaldığını kaydetti.
Kapsamlı teşvik çerçevesiyle doğrudan yabancı yatırımların, nitelikli iş gücünün ve sermayenin ülkeye çekilmesi hedeflenmektedir. Bu çerçeveye göre üretici şirketler için kurumlar vergisi %12,5’e indirilecek, yazılım, oyunlar, sağlık turizmi, eğitim ile mühendislik ve tasarım hizmet ihracatlarında tam vergi istisnası uygulanacak ve transit ticaretten kurumlar vergisi alınmayacak. Çokuluslu şirketler için bölgesel merkez rejimi ile 20 yıllık kurumlar vergisi muafiyetinin yanı sıra belirli ücret seviyelerine kadar gelir vergisi istisnası sağlanacak. Ayrıca yabancı kaynaklı gelirler vergilendirilmeyecek ve veraset vergisi %1 olarak uygulanacak; sadece Türkiye kaynaklı gelirler vergilendirilecek olan 20 yıllık “non-dom” rejimi hayata geçirilecek.
Girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla dijital şirket kuruluşu, vergi avantajlı çalışan hisse programları, girişim sermayesi araçları ve Atatürk Havalimanı’nda kurulacak “Terminal İstanbul” girişimcilik merkezi gibi uygulamaların başlatılması planlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi bünyesinde ise şirket kuruluşu, izin süreçleri, vergi, arazi ve teşvik işlemlerinin tek noktadan yürütüleceği bir “One-Stop Shop” sistemi kurulacak. Ayrıca nakit, altın ve menkul değerlerin belirli koşullarda ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak, FATF uyumlu yeni bir varlık geri getirme çerçevesi de uygulanacak.




































































































