Bakan Ersoy, Eskişehir Kültür Yolu Festivali kapsamında gazetecilerle buluştu ve turizm stratejilerini, kültürel miras çalışmalarını, Formula 1 ve uluslararası etkinlikler gibi başlıkları detaylandırdı. Krizlere karşı dayanıklı bir yapı hedefi doğrultusunda TGA’nın güçlendirilmesi ve ürün ile destinasyon çeşitliliğinin artırılması üzerinde duruldu. Türkiye’nin istikrar adası niteliğini koruduğu, savaş ortamında bile yurt dışı rezervasyonlarında hareketlenmenin başladığı vurgulandı. Kültür Yolu Festivalleri’nin şehir ekonomilerine katma değeri, Formula 1’in yeniden kazandırılması ve halk plajı projelerinin yaygınlaştırılması gibi konular öne çıktı. “Hedef, sektörü krizlere karşı dayanıklı hale getirmek” sözleriyle açılış yapan Bakan, krizler karşısında 2018’de turizm stratejisinin değiştirilmesini, 2019’da ise TGA’nın kurulmasını hatırlattı. Deniz, kum ve güneşten öteye geçen geniş ürün yelpazesiyle 12 aylık kazı programları ve Geleceğe Miras projesinin bu dönemde hayata geçirildiğini belirtti. Kültürel miras konusunda Türkiye’nin zengin bir hazinesi olduğuna dikkat çekildi. “Gastronomiyi turizm stratejisinin merkezine yerleştirdik” ifadesiyle gastronominin artık turizmin temel bileşeni haline geldiğini ve THY ile olan iş birliğinin küresel erişimi genişlettiğini ifade etti. THY’nin her uçuş noktası potansiyel bir destinasyon olarak görülüyor; kaynak ve destinasyon çeşitliliği hedefleri güçlendirildi. “Krizlere dayanıklı ve ‘istikrar adası’ Türkiye” mesajıyla Türkiye’nin 200’e yakın ülkede yoğun tanıtım yapan bir konuma geldiğini, karşılaşılan çatışmalara rağmen istikrar politikalarının etki ettiği vurgulandı. Savunma sanayinde yapılan yatırımların da ülkenin güvenlik ve caydırıcılığı açısından kritik olduğuna işaret edildi. “Yurt dışından rezervasyon akışı, ciddi oranda hızlandı” denildi; savaşın ilk günlerindeki seviyeden farklı olarak bazı günlerde geçen yıl seviyelerinin yakalanmaya başladığı ifade edildi. Ateşkes henüz sağlanmamış olsa da konaklama sektöründe erken rezervasyon kampanyalarının devam ettiği belirtildi. “Tanıtım ve etkileşimi iki katına çıkardık, stratejimizi değiştirdik” söylemiyle ilk çeyrek turizm verileri yüzde 4,2’lik büyümeyi gösterdi. Savaşın etkileri sınırlı kalması için hedef destinasyonlarda yoğun tanıtım sürdürülüyor ve pazarlar için farklı ürünler ve iş birlikleriyle çalışmalar yürütülüyor. Haftalık yol haritalarıyla sürece yön veriliyor ve uluslararası operatörlerle havayolları üzerinde kapsamlı görüşmeler sürüyor. “Halk plajı sayımızı, 2026 itibarıyla 23’e çıkarıyoruz” ifadesiyle ücretsiz halk plajı projelerinin Bodrum, Marmaris, Antalya, Belek, Kemer ve Side gibi yoğun bölgelerde genişletileceği belirtildi. 2026 itibarıyla yeni noktaların Bitlis Adilcevaz, Sinop İnceburun ve Samsun Yakakent’te açılması planlanıyor. Formula 1 organizasyonu için özel bir ekip kuruldu ve bakanlıklar ile federasyonlar arasında sıkı koordinasyon sürüyor; yarış haftasıyla sınırlı kalmayan bir turizm-etkinlik stratejisi hedefleniyor. Ziyaretçilere yarış öncesi tatil imkanı sunan paketler üzerinde çalışılıyor ve kültürel-sanatsal etkinliklerle destekleniyor. “Pek çok işletme ‘Bir günde yedi günlük iş yaptık’ diyor” değerlendirmesiyle Kültür Yolu Festivali’nin şehir ekonomisine katkısı ifade edildi ve festival sonrası sorular genelde “Seneye ne zaman geleceksiniz?” oluyor. Festivallerin her yıl aynı tarihte düzenlenmesi, ekonomik hareketliliği tetikliyor. “Kültür varlıklarının yaklaşık üçte ikisi son 25 yılda geri getirildi” iddiası, Türkiye’nin hukuki süreçler ve uluslararası protokollerle kültürel mirası nasıl koruduğunu gösteriyor. Görevdeki otoriteler: Kolezyum’da Göbeklitepe’nin tanıtımı, Troya Sergisi’nin Roma’da açılması ve Berlin’de Göbeklitepe Sergisi ile uluslararası ortak çalışmalar gündemde. Birebir ilişkilerin önemi, kamu kurumlarıyla güçlü bağların kurulmaması halinde prestijli alanların elde edilmesinin zor olduğunu gösteriyor. “Mini diziler milyarlarca görüntülenme ve tıklanma rakamına ulaştı” diyen bakanlık, hedef ülkelerde içeriklerin etkisini artırmak amacıyla dizi-film projelerine yönelik yeni bir destek modeli geliştirdi. Türkiye artık uluslararası etkinliklerin merkezi olma yolunda ilerliyor ve 2026’da COP31 gibi küresel etkinlikleri ülke çapında tanıtmak için Dijital platformlar olan Türkiye Events ve Istanbul Events’i hayata geçiriyor. Go Türkiye’nin yanına bu iki yapı eklenerek, dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çekmeyi amaçlayan bir tanıtım ağı kuruluyor. Konuşmayı yapan Bakan Ersoy’un yanı sıra Eskişehir Valisi, eski bakanlar ve partili isimler de programa eşlik etti.







































































































