• %
  • AMERIKAN DOLARI
    45,7392
    % 0,33
  • € EURO
    53,0889
    % -0,22
  • £ POUND
    62,0462
    % 0,93
  • ¥ YUAN
    6,7292
    % 0,36
  • РУБ RUBLE
    0,6465
    % 0,77
  • BITCOIN/TL
    3417150,239
    % -3,26
  • BIST 100
    13.808,20
    % 4,89

Türkiye’nin Bal Sektörü: Verimlilik, İhracat ve Arı Oteliyle Geleceğe Yönelik Adımlar

Türkiye’nin Bal Sektörü: Verimlilik, İhracat ve Arı Oteliyle Geleceğe Yönelik Adımlar

BloombergHT’nin üst düzey programında Arzu Maliki’nin sorularını yanıtlayan Anadolu bölgesindeki bal üreticileriyle ilişkili önemli noktalar, Can Sezen’in aktardıklarıyla gün yüzüne çıktı. Türkiye, dünya bal üretiminde Çin kadar geniş bir paya sahip olmasa da, dünya pazarlarında etkili konumunu koruyor. Ülkenin bal üretiminde yaklaşık 100 bini aşkın arıcı ailesi ve 9 milyon arı kolonisi bulunuyor; yıllık üretim ise yaklaşık 96 bin 500 ton seviyesinde değerlendiriliyor. Gezici arıcılık sistemi ile çalışan bu sektörde arıcılar yılda yaklaşık 20 bin kilometre yol kat ediyor ve çoğu zaman nektar kapasitesini bilmeden yeni rotalara yönelmek zorunda kalıyor.

Verimlilik artışı için teknolojiye dayalı altyapının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Sezen, üretimdeki verimliliğin sektördeki temel sorun olduğuna vurgu yaptı. Bu bağlamda, katma değerli ürünlerin (polen, propolis ve arı sütü gibi) üretiminin artırılması gerektiğini, bu ürünlerin çoğunun hâlâ ithal edildiğini söyledi. Ayrıca arıcılara yönelik ürün bazında teşviklerin ve eğitim desteğinin artırılmasının sektörde sürdürülebilirliği sağlayacağını ifade etti.

Küresel rekabet ve ihracat konusunda Türkiye’nin küresel fiyat rekabeti içinde bulunduğunu söyleyen Sezen, bal üretiminin yalnızca %10’unu ihraç edebildiğini belirtti. Suudi Arabistan, ABD ve Almanya başta olmak üzere bazı pazarlara odaklanan ihracat stratejisinin, katma değerli ürünler ve teknolojik altyapı ile güçlendirileceğini ekledi. Türkiye’nin iç talebe yönelik arzını dengede tutarken, enjeksiyon etkisi yaratan Ar-Ge çalışmaları sayesinde krem ve toz bal üretiminin Türkiye’de ilk kez gerçekleştiğini vurguladı ve Ar-Ge’ye yıllık cironun yaklaşık %2’sini ayırdıklarını belirtti.

İnovasyon ve koruma odaklı yaklaşım ile bal fiyatlarındaki artışın genel enflasyonla paralel seyrettiğini ifade eden Sezen, taklit ve tağşiş sorunuyla mücadelede laboratuvar analizleri ve akredite denetimler sayesinde güvenilirlik sağlandığını söyledi. Ekim 2024’ten bu yana yaklaşık 200 bal markasının kamuoyuna açıklandığını belirterek, tüketicilerin güvenli ürünlere erişimini artırdıklarını sözlerine ekledi.

Arıcılığın ekosistem açısından kritik önemini vurgulayan Sezen, “Yaşasın Arılar” adlı yeni departmanla arıların korunması ve ekosistemin geliştirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Bu çerçevede dünyanın en büyük arı otelini kurma hedeflerini paylaşan Sezen, tesisin arıların dinlenme ve yaşam alanı olarak hizmet vereceğini ve Guinness Rekorlar Kitabı’na girme hedefinin peşinde olduklarını söyledi.