Nisan ayında Türkiye’de toplam sanayi üretimi %0,7 artış gösterdi. Böylece Mart’taki %0,3’lük daralmanın revize edilmiş rakamı ardından gelen bu yükseliş, ekonominin toparlanma girişimini teyit ediyor. Üretimdeki artışın ana itici gücü, sanayinin yaklaşık dörtte üçünü kapsayan imalat sektörü oldu.
Fabrika üretimi Nisan ayında %0,6 oranında yükseldi. Buna karşılık madencilik üretimi, enerji çıkarımı dahil olmak üzere, dünya enerji dengelerindeki gelişmeler ve Küresel arz kısıtlarının etkisiyle hafif bir düşüş yaşadı.
Veriler, ekonominin devam eden direnciyle uyumlu bir tablo sunuyor ve Hürmüz Boğazı krizinin yarattığı baskıların da etkisini ortaya koyuyor. Talep canlı kaldıkça üretim hacminin ve enflasyon baskısının kıstırıcı etkileri sürüyor. Özellikle enflasyonun (PCE) yüzde 4’e yaklaşması, Fed’in faiz indirimlerini 2026 sonuna erteleme yönündeki kararını doğrulayabilir.
Analistler, Morgan Stanley’nin vurguladığı verimlilik artışının imalat topluluğunda toparlanmayı tetikleyen temel enerji kaynağı olabileceğini belirtiyor. Bu tablo, ekonomi politikalarında dikkatle izlenen üretim dinamiklerinin ardından geleceğe yönelik sinyaller veriyor.
Türkiye’de toplam sanayi üretimi bu yılın Nisan ayında yüzde 0,7 artış kaydetti. Bu, Mart ayındaki revize edilmiş %0,3’lük daralmanın ardından gelen bir toparlanma olarak değerlendiriliyor. Artışın esas zeminini oluşturan sektör, sanayinin yaklaşık üçte ikisini kapsayan imalat oldu.
Fabrika üretimi Nisan’da %0,6 oranında yükselirken, madencilik üretimi enerjiyle birlikte hafif bir düşüş gösterdi. Bu hareket, küresel enerji dengelerinin ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizlerin etkisini yansıtıyor.
Veriler, iç talebin canlı kalması ve üretimin kademeli olarak artmasıyla enflasyon baskılarının azalmasını da güçlendirebilecek yönde okunuyor. Ancak enflasyon işaretlerinin yüzde 4’e yaklaşması, Fed’in faiz indirimlerini 2026 sonuna taşımaya götüren karar sürecini destekliyor olabilir.
Analistler bu toparlanmanın temel itici gücünün verimlilik artışı olduğuna dikkat çekiyor ve Morgan Stanley’nin vurguladığı bu dinamik, imalat sanayinde sürdürülebilir bir büyümenin anahtarını teşkil edebilir.




































































































