İstanbul’da iki gün süren Sigorta Aracıları Zirvesi 2026 (SAZ 2026), sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek dağıtım kanalları, yeni nesil acentelik modelleri ve dijitalleşmenin etkisini masaya yatırdı. Konuşmalar, yapay zekâ ve dijitalleşmenin iş yapış şekillerini dönüştürdüğünü ancak sigortacılığın temel güven ilişkisini zayıflatmadığını vurguladı.
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, “Dağıtım kanallarının gücü doğru analiz edilirse sigortacılıkta güçlü aktörler, daha dirençli bir ekonomi ve daha güvenli bir toplum için temel taşları olur” dedi. İnsan odaklı bir teknoloji kullanımıyla çalışmanın önemine değinen Yaşar, trafik sigortasındaki yeni düzenlemelerin hasar süreçlerini daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getireceğini belirtti. Araç değer kaybı taleplerinin de bu yeni sistemi kapsayacağını belirten Yaşar, güveni artıran ve uyuşmazlıkları azaltan bir yönetişim beklediklerini ifade etti.
Iklim değişikliği, doğal afetler, siber riskler ve jeopolitik belirsizlikler gibi risklerin yönetimde payına düşeni aldığı bir dönemde sigortacılığın yalnızca zararları karşılayan değil, aynı zamanda riskleri öngören ve yöneten bir sektör olarak evrildiğini belirtti Yaşar.
“Dağıtım kanallarının gücü doğru analiz edilmeli”
Mehmet Turgay Özata, Türkiye Sigorta ve Acenteler Satış Genel Müdür Yardımcısı olarak, değişen müşteri beklentileri ve dijital kanalların yükselişinin acentelerin rolünü azaltmadığını, onları daha çok stratejik birer “risk danışmanı” ve finansal danışman haline getirdiğini vurguladı. Sigorta bilincini tabana yaymak için dağıtım kanallarını doğru analiz etmenin şart olduğunu söyleyen Özata, sektördeki pazar payı haritasını paylaşarak acente kanalının lokomotif konumunda olduğunu ekledi.
“Büyümenin getirdiği rehavetle yüzleşmeliyiz”
AXA Türkiye CEO’su Yavuz Önken, son yıllarda sektörün büyüdüğünü ancak büyümenin niteliğinin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. 2025’te hiperenflasyon ve finansal gelirlerin etkisiyle ortaya çıkan rehavetin, prim ve komisyon büyütülmediği sürece sürdürülemez olduğunu ifade etti. Uzun vadede maliyetler enflasyonla başa çıkarken finansal gelir elde etmenin de zorlaştığını ekledi.
“Fabrika ayarlarına dönme dönemi”
Önken, büyüme stratejilerinin odak noktası olarak finansal gelirleri değil, işin özünü belirlemenin gerekliliğini vurguladı. 2026 yılını “fabrika ayarlarına dönme dönemi” olarak tanımlayan isimler, müşteriyi anlamakla başlayan süreç, riski doğru değerlendirmek, acenteyi dağıtım kanalını güçlendirmek ve sadeleşme hedefleriyle ilerlemeyi öne çıkardı. Doğru ve sürdürülebilir fiyatlama ile toplam maliyetleri düşürerek daha erişilebilir bir sigortacılık arasında köprü kurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca yapay zekânın sigortacılık için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı.




































































































