• YARIM ALTIN
    22.400,00
    % 0,20
  • AMERIKAN DOLARI
    44,7348
    % 0,09
  • € EURO
    52,7965
    % 0,40
  • £ POUND
    60,7462
    % 0,56
  • ¥ YUAN
    6,5713
    % 0,27
  • РУБ RUBLE
    0,5911
    % 0,44
  • BITCOIN/TL
    3365772,442
    % 4,92
  • BIST 100
    14.202,24
    % 1,02

Riyad ve Washington Arasındaki Müzakere Baskısı ve İran Hamleleri: Körfez’deki Gerginlikte Yeni Tüzülüşler

Riyad ve Washington Arasındaki Müzakere Baskısı ve İran Hamleleri: Körfez’deki Gerginlikte Yeni Tüzülüşler

İsmi paylaşılmayan Suudi yetkililer, Riyad yönetiminin Washington’a yönelik bir mesaj olarak ABD’nin İran ile masaya geri dönmesini isteme konusundaki temaslarını aktardı. Yetkililer, ABD’nin İran’a uygulanan liman ablukasının ardından Tahran’a yönelik başka rotaların riskli olabileceğini hatırlatarak, Washington’u müzakere sürecine yeniden katılmaya çağırdı. Bu çerçevede Suudi enerji çevreleri, İran destekli Yemen’deki Husiler’in, Babülmendep Boğazı üzerinden geçen gemilere karşı taahhütlerini hatırlattı; ancak Suudi tarafı, duruma dair belirsizlikler bulunduğunu ve Husilerin daha sert karşılık verebileceğini dile getirdi.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly ise, ABD’nin Körfez’deki müttefikleriyle yakın temas halinde olduğunu ve İran’ın baskı kurmasına karşı koordinasyon sağlandığını belirtti. Trump yönetiminin, Hürmüz Boğazı’nı abluka altına almak yönündeki kararlı adımlarını duyurması sonrasında, CENTCOM’un 13 Nisan saat 17.00’da İran limanlarına giriş yapan veya çıkan tüm gemilere deniz ablukası uygulanacağını açıklaması, krizin sürüklediği baskıyı artırdı. Trump, elindeki kalan gemilerin Hürmüz Boğazı’nı abluka eden ABD Deniz Kuvvetleri’ne yaklaşması durumunda gerekli karşılığın verileceğini ifade etti.

ABD’nin planlarıyla ilgili cepheden gelen açıklamalar, İran’a yönelik baskı stratejisinin bir kısmını oluşturmaya devam ederken, Washington’un müzakere masasına geri dönüş için hangi tarafları ikna etmek üzerinde yoğunlaştığı sorusunu da gündemde tutuyor. Bu süreçte, bölgedeki aktörlerin birbirleriyle sürdürdükleri iletişim, krizin seyrini doğrudan etkileyebilecek nitelikte görülüyor.