• YARIM ALTIN
    21.611,00
    % 0,79
  • AMERIKAN DOLARI
    46,3001
    % 0,02
  • € EURO
    53,8317
    % 0,25
  • £ POUND
    62,2698
    % 0,25
  • ¥ YUAN
    6,8543
    % 0,06
  • РУБ RUBLE
    0,6335
    % -1,38
  • BITCOIN/TL
    3043781,627
    % -2,03
  • BIST 100
    14.493,09
    % 0,32

Paslanmaz Çelik Vergileri ve Türkiye İç Piyasasında Yansımaları

Paslanmaz Çelik Vergileri ve Türkiye İç Piyasasında Yansımaları

Bloomberg HT’ye konuşan Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED) Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı, paslanmaz çeliğe getirilen verginin hammadde maliyetlerinde kayda değer bir artışa yol açtığını belirtti. Geçen yıl 5,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini, toplam ithalatlarının ise 2,5 milyar dolar düzeyinde kaldığını hatırlatarak, mevcut vergi politikalarının maliyetleri iki katına çıkardığını ifade etti.

Başkan Kaplangı, ilave gümrük vergisinin iki yıl önce %8 iken önce %12’ye, ardından da antidamping vergisiyle gümrük vergisinin %100 artış gösterdiğini anımsattı. Paslanmaz çelikteki yeni vergi uygulamasının sektörde öngörülemeyen sonuçlar doğurduğunu söyleyen Kaplangı, son iki yılda züccaciye sektöründe ithalat açısından yaklaşık 800 milyon dolarlık bir artış kaydedildiğini belirtti. Bazı üreticilerin artan maliyet baskısı karşısında üretimden uzaklaşıp ithalata yöneldiğini ifade etti.

Türk üreticisinin uluslararası rekabet gücünün zorlandığını dile getirerek, Çin pazarında kayıpların oluştuğunu belirtti. Ticaret Bakanlığı ile gümrük vergileri konusunda görüşmelere başladıklarını duyurdu. Paslanmaz çeliğin Türkiye’de üretilmeyen bir hammadde olduğuna dikkat çeken Kaplangı, buna rağmen korumacı vergi uygulanmasının nihai üründe maliyet baskısını artırdığını söyledi. Korumacı duvarlar tüm dünyada var; ancak Türkiye’de üretilemeyen bir hammaddede uygulanan verginin nihai ürüne olumsuz yansıması olduğunu vurguladı. Bu durumun ithalatı artırırken ihracatı azaltma eğilimini güçlendirdiğini belirtti.

Banyo, vitrifiye ve seramik sektörlerinde de benzer baskıların hissedildiğini kaydeden Kaplangı, Hindistan’a karşı başlatılan anti-damping soruşturmalarında Türkiye’nin lehine çıkması beklenirken sonuçların sektör için olumsuz bir tablo yaratabileceğini söyledi. Paslanmaz çeliğe yönelik verginin kaldırılması halinde ithalatın düşeceğini ve ihracatın artacağını öngördüklerini ifade etti. Önümüzdeki beş yılda yaklaşık 1 milyar dolarlık ithalat kaybı ve 1 milyar dolarlık ihracat artışıyla toplam etki olarak en az 2 milyar dolarlık bir katkı beklediklerini belirtti. Bu adımın yaklaşık 40 bin imalatçıyı olumlu yönde etkileyeceğini sözlerine ekledi.

Endüstriyel mutfak tarafında ise ihracat performansının zayıfladığına dikkat çekti; miktar bazında %14,4 oranında düşüşün sektör için önemli bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti. Mayıs ayı enflasyon verilerinin olumlu yönünü vurguladı ve dezenflasyon sürecinin sürmesi halinde Merkez Bankası politikaları ile borçlanma maliyetlerinin de olumlu etkilenebileceğini söyledi. Ancak KOBİ’lerin finansmana erişimde hâlâ ciddi sorunlar yaşadığını ve yüksek maliyetlerin yanında krediye ulaşımda sıkıntılar bulunduğunu belirtti. Orta Doğu’daki gelişmelerin lojistik maliyetlerini artırdığını fakat Türkiye’ye yönelik sipariş talebinin sürdüğünü ifade etti. Nakliye maliyetlerinin 8-10 bin dolar aralığında seyretmesine rağmen alıcıların Türkiye’den maliyetli de olsa sipariş vererek hareket ettiklerini gözlemlediklerini söyledi.

İhracatçılara yönelik yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin uzatılmasının olumlu bulunduğunu dile getirdi ve desteğin çift haneli seviyelere çıkarılması gerektiğini savundu. Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Çin’in bazı sektörlerde %20’ye varan destek uygulamalarına da dikkat çekti.