• YARIM ALTIN
    20.087,00
    % -0,25
  • AMERIKAN DOLARI
    46,1578
    % 0,06
  • € EURO
    53,3923
    % 0,21
  • £ POUND
    61,8347
    % 0,23
  • ¥ YUAN
    6,8092
    % 0,11
  • РУБ RUBLE
    0,6401
    % 0,25
  • BITCOIN/TL
    2912930,115
    % 3,36
  • BIST 100
    13.772,41
    % 0,20

OPEC+ Üretim Stratejileri ve Hürmüz Boğazı Krizi Çerçevesinde Piyasa Etkileri

OPEC+ Üretim Stratejileri ve Hürmüz Boğazı Krizi Çerçevesinde Piyasa Etkileri

OPEC ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun 7 üyesi, Temmuz ayında günlük toplam üretimini yaklaşık 188 bin varil artırma kararı aldı. Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman’dan oluşan grup, bu artışı küresel piyasayı desteklemek amacıyla duyurdu. Bu adım, ABD/İsrail-İran çatışmasının başından bu yana dördüncü üretim artışı olarak kayıtlara geçti. Daha önce BAE’nin de dahil olduğu dönemlerde Nisan için 206 bin, Mayıs için 206 bin ve Haziran için 188 bin varil arz artışı açıklanmıştı; böylece Nisan-Haziran dönemi için görülen toplam günlük üretim artışı yaklaşık 600 bin varile ulaştı.

Görünümdeki belirsizlik ve arz kesintileri Körfez bölgesindeki OPEC+ üyelerinin arzında kısıntıların azaltılması, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini tehdit eden bir krizle karşı karşıya kaldı. 27 Şubat’taki ABD/İsrail-İran operasyonlarının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin aksaması, küresel arz güvenliğini zayıflattı ve bazı kilit OPEC+ üyelerinin tamamıyla kapasiteyle tedarik sağlayamaması sonucunu doğurdu. Bu durum, bölgedeki politik gelişmelerin üretim üzerinde derin etkiler yaratabileceğini gösterdi.

İran-ABD geriliminin etkileri ve bölgesel dengeler OPEC+ için 2023 başında duyurulan ve 60 yıl sonra BAE’nin OPEC’ten ayrılmasıyla derinleşen süreç, Mart ayı itibarıyla bölgesel üretim açısından ciddi düşüşlere yol açtı. Mart ayı OPEC üretim raporuna göre günlük ham petrol üretimi Şubat’a göre önemli ölçüde geriledi. Irak, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerde kaybın milli bazda birkaç yüz bin varile kadar ulaştığı görüldü; özellikle Suudi Arabistan ve Kuveyt’te düşüşler daha belirginleşti. Nisan ayında da bu olumsuz trend devam etti ve BAE’de göreceli bir toparlanma görülse de genel durum meskun olduğu gibi kaldı.

“Arzın normale dönmesi en az 2027’nin ilk çeyreğine kadar sürecektir” Bağımsız piyasa analisti Gaurav Sharma, AA’ya verdiği demeçte bölgede kalıcı bir belirsizliğin sürdüğünü vurguladı. Şu anda Orta Doğu’daki üreticilerin Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle arz güvenliğini güçlendirmek adına üretim artırımlarını sürdürdüğünü belirtti. AncakNormalleşmenin hızla gerçekleşmesi halinde bile, Orta Doğu tedarikçilerinden gelen arzın tamamen normale dönmesinin 2027’nin ilk çeyreğini bulacağı öngörüsünü paylaştı. Sharma, OPEC+ bünyesindeki artışların ise çoğunlukla sembolik kalabileceğini ifade etti; çünkü bazı ülkelerde üretimin geri kazanılması zorluklar içeriyor.

Kısa vadede etkiler sınırlı kalabilir OPEC+ kararlarının kısa vadede belirgin bir fiyat etkisi yaratmaması bekleniyor; ancak bölgedeki barış ve açık bir Boğaz ile birlikte orta vadede arz fazlasına yönelim mümkün olabilir. Sharma’ya göre, 2027’de piyasalarda daha geniş bir toparlanma görülebilir ve bölgede eski üyelerin ABD, Kanada, Brezilya, Norveç ve Guyana gibi ülkelerle küresel üretime daha yüksek katkılar sunması, arz fazlasını tetikleyebilir.