Şu an iç ve dış dinamiklerin zorlukları herkes için net bir tablo çiziyor. Kısa vadede belirsizlikler yüksek olsa da Türkiye ekonomisiyle ilgili yapısal sorunlar orta vadede karşılaşacağımız fırsatları da beraberinde getiriyor. Enerji alanında Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na bağımlılığının olmadığını vurgulayan Şimşek, bu dönemde yüksek küresel borç yükünün de ana endişelerden biri olduğuna dikkat çekti.
Orta vadede görülen sorunlar kadar fırsatlar da mevcut. Yapay zeka devrimiün etkileri ve bunun için gereken hazırlıklar ile altyapılar hakkında konuşan bakan, ülkeler arasındaki eşitsizlikleri artırabilecek bu teknolojinin getirdiği zorlukları da işaret etti. Şimşek, küresel ticaretimizin istikrarını etkileyen unsurların farkında olduklarını ancak girişilecek programın yönünü değiştirmeden devam etmek gerektiğini ifade etti.
Bu yıl enflasyon, cari açık ve bütçe açığı gibi göstergelerde kelebek etkisi yaratabilecek sapmalar olacağı öngörüsünü dile getiren bakan, temelde programa sadık kalmanın gerekliliğini vurguladı. Şokların büyüklüğü karşısında bile manevi ve mali tamponlar oluşturarak dayanıklı bir yapı kurduklarını belirtti. Krizi bir fırsata dönüştürme vizyonuyla hareket ettiklerini söyleyen Şimşek, bu ülkenin potansiyelini değerlendirmek adına kararlı adımlar atmaktan vazgeçmeyeceklerini ifade etti.





































































































