• YARIM ALTIN
    21.712,00
    % -1,50
  • AMERIKAN DOLARI
    45,5977
    % 0,19
  • € EURO
    53,2744
    % -0,30
  • £ POUND
    61,0671
    % -0,53
  • ¥ YUAN
    6,6930
    % -0,21
  • РУБ RUBLE
    0,6269
    % 0,74
  • BITCOIN/TL
    3561497,337
    % -0,98
  • BIST 100
    14.367,60
    % -1,89

Küresel Borç Monitörü: Borç Yükselişi ve Bölgesel Farklılaşmalar

Küresel Borç Monitörü: Borç Yükselişi ve Bölgesel Farklılaşmalar

Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) raporuna göre, küresel borç seviyesi bu yılın ilk çeyreğinde 353 trilyon doları aşarak rekor kırdı. Önceki yılın ilk çeyreğinde 327,6 trilyon dolar olan borç miktarı, üst üste beşinci çeyrek de artış gösterdi. Artışta en belirgin kaynaklar Çin ve ABD’nin kamu borçlarındaki yükseliş olarak öne çıktı. Ayrıca, 2023 başından itibaren yatay bir seyir izleyen borç/GSYH oranı, bu çeyrekte %305 olarak hesaplandı. Gelişmiş ekonomilerde borç oranlarının düşüş eğilimi sürerken, gelişmekte olan piyasalarda ise artışın devam ettiği ifade ediliyor.

Raporda, Norveç, Kuveyt, Çin, Bahreyn ve Suudi Arabistan’da kaydedilen borç artışları dikkat çekici olarak değerlendirilirken, ülke gruplarına göre toplam borçlar da şu şekilde özetleniyor: gelişmiş ekonomiler 246 trilyon dolar, gelişmekte olan ülkeler 106,7 trilyon dolar. Hanehalkı borçları toplamı 65,1 trilyon dolar, finansal olmayan şirket borçları 101,8 trilyon dolar, kamu borçları 108,5 trilyon dolar ve finansal sektör borçları 77,3 trilyon dolar olarak raporda yer aldı.

Toplam GSYH’ye oranlara bakıldığında, hanehalkı borçlarının oranı geçen yılın aynı dönemine göre hafif gerilemiş ve %56,2’yle tamamlanırken, finansal sektör borçlarının oranı %65,9’a düştü. Buna karşılık, kamu borçlarının oranı %94,8’e yükselirken, finansal olmayan şirket borçlarının oranı %88,8’e çıktı. Türkiye özelinde ise ilk çeyrekte hanehalkı borçlarının GSYH’ye oranı yıllık bazda sabit kalırken, finansal olmayan şirket borçlarının oranı düşüş gösterdi ve %37,7’ye geriledi. Kamu borçları ise %26,2’ye indi, finansal sektör borçlarının oranı ise %17,3 olarak kaydedildi.

“Savaşın devamı borçlanma maliyetlerini etkileyebilir” başlığıyla özetlenen bölümde, yaşlanan nüfus, savunma harcamalarındaki artış, enerji güvenliği ve siber güvenlik yatırımlarıyla yapay zekaya yönelik yatırımların orta ve uzun vadede borç dinamiklerini güçlendireceği ifade edildi. Ortadoğu’da çatışmaların bu baskıları daha da yoğunlaştırabileceğine dikkat çekilirken, kısa vadede borç hareketlerinin bölgedeki gelişmeler ve ekonomik otoritelerin politikalarıyla belirleneceği belirtildi. Enflasyon baskılarının maliyetleri nasıl etkilediğine dair değerlendirmelerde, enerji ve gıda fiyatlarındaki artışların birçok ülkeyi mali destek mekanizmalarına yönlendirdiği, bunun da bütçe açıklarını büyüterek özellikle sınırlı bütçeye sahip gelişmekte olan piyasalarda borç seviyelerini yükselttiği vurgulandı. Enflasyonun geçici kalması halinde borç oranlarının düşebileceği, ancak kalıcı hale gelirse bunun sürdürülebilirliğin zayıflayacağını da rapor ortaya koydu. Doğrulama gerektiren bir başka nokta olarak, Orta Doğu’daki çatışmalar devam ettikçe merkez bankalarının enflasyonu dizginlemek için alacağı tedbirlerin borçlanma maliyetlerini uzun süre etkileyebileceği uyarısı da metinde yer aldı.