İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Avrupa’nın en güçlü 10 banka markası arasına girmeyi ve üst üste üçüncü kez Türkiye’nin en değerli banka markası seçilmesini, yalnızca bir başarı olarak görmekten öte, artan bir sorumluluk olarak nitelendirdi. Bu sıralamanın, finansal göstergelerin ötesinde güven, yenilikçilik ve müşterilerle kurulan bağ gibi ölçütler tarafından belirlenmesi nedeniyle özel bir anlam taşıdığını ifade eden Aran, her yeni günün bu güveni tazelemek adına bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi.
Aran, bankacılık sektörünün teknolojik ve finansal altyapısının küresel rekabet için sağlam bir temel oluşturduğuna vurgu yaparak şu görüşleri paylaştı: “Küresel farkı yakalamanın yolu, rekabeti ülke sınırlarının ötesine taşımaktan geçer. Türkiye’deki fintech’ler ve sektördeki oyuncularla ilişkimizi rakip olarak görmek yerine yol arkadaşları olarak görmek, ortak değerler üretmemizi sağlar.” İkinci yüzyıl hedeflerimiz doğrultusunda güçlü dijital altyapıyla geniş bir coğrafyada faaliyet göstermeyi ve küresel ölçekte rekabet edebilir bir konuma gelmeyi amaçladıklarını belirten Aran, Avrupa’nın öncü 10 bankası arasına girmenin ve uluslararası görünürlüğü artırmanın stratejik öncelikler arasında olduğuna dikkat çekti.






































































































