Geçtiğimiz hafta, ABD ile İran arasında imzalanan ve geçici olarak kabul edilen bir anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’ndaki ticari akışta kayda değer bir hareketlilik gözlemlendi. Açıkta konum bildiren yedi büyük tanker, boğazın her iki yönünde de görünür biçimde kendini gösterdi. Bu gemiler arasında Basra Körfezi’nden ayrılarak tam kapasiteyle yol alan İran kökenli olmayan iki süper tanker ile ihracat hattında ilerleyen üç ürün tankeri bulunuyor. Ayrıca boğazın karşı yönünde İran bayraklı iki Suezmax sınıfı geminin geçişe yaklaşması dikkat çekti. Gemilerin kimlik veya rotalarını saklama gereği duymadan net sinyaller göndermesi, deniz ticaretinin güvenliğinin yeniden tesis edildiğine dair somut bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Uzun süredir Körfez ile küresel alıcılar arasındaki bağlantıyı güçlendiren bu stratejik su yolunda milyonlarca varil ham petrol ile doğalgaz taşıyıcılarının da güvenli bir biçimde geçtiği belirtiliyor. Petrol fiyatlarında savaş öncesi seviyelere dönüş eğilimiyle bir yandan karşılaştırmalı bir iyileşme hissedilirken, Washington ile Tahran arasındaki kalıcı barış zemini için İsviçre’de yürütülen diplomatik temaslar küresel enerji piyasalarında sert satış baskısını hafifletmeye çalışıyor.
Bu dinamiklerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı, salı gününe damgasını vuran bir düşüşle 77 doların altına gerilemiş durumda. Jeopolitik gerilimlerde görülen bu dekompresyon, enerji piyasalarında kısa vadeli dalgalanmaları tetiklerken, yatırımcılar için yeni bir belirsizlik alanını da beraberinde getiriyor.



































































































