• YARIM ALTIN
    21.697,00
    % -1,75
  • AMERIKAN DOLARI
    45,5819
    % 0,14
  • € EURO
    53,0321
    % 0,06
  • £ POUND
    60,8844
    % 0,26
  • ¥ YUAN
    6,7004
    % 0,29
  • РУБ RUBLE
    0,6289
    % 0,46
  • BITCOIN/TL
    3501568,535
    % -1,91
  • BIST 100
    14.081,48
    % -1,99

Hazır Giyimde Yeni Dönem: Değer ve Hızla Rekabetçilik için Stratejik Adımlar

Hazır Giyimde Yeni Dönem: Değer ve Hızla Rekabetçilik için Stratejik Adımlar

Türkiye’nin hazır giyim sektörü, yalnızca maliyet odaklı rekabetten çıkarak satın alınabilir lüksün üretim merkezi olma hedefini benimsedi. Genel Kurul sonrası ekonomi basınıyla ilk söyleşisini yapan İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektördeki güncel tabloya ve gelecek planlarına değindi. Sektörün katma değerli üretim kapasitesi, istihdam ve ihracat üzerinden Türkiye ekonomisine olan etkisini vurgulayan Paşahan, rekabetçilik sorunlarının ihracatta kayıplara ve ithalatta artışa yol açtığını, bu süreçte istihdamın da önemli ölçüde daraldığını belirtti. 2022 sonu itibarıyla yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamın Şubat 2026’da 838 bin seviyesine gerilediğini, iki sektörde üç yılda yaklaşık 400 bin kişinin kaybedildiğini paylaştı. Buna rağmen 2025 yılında cari fazla olarak 12 milyar dolar elde edildiğini ifade ederek, hazır giyimin ekonomideki sigorta görevi gördüğünü dile getirdi. “Mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz” ibaresiyle başlayan bölümde Paşahan, enflasyonla mücadele kapsamındaki düşük kur yüksek faiz politikalarının sektörü nasıl etkilediğini analiz etti. Ocak 2022–Nisan 2026 döneminde dolar kurunun %230, ÜFE’nin %370 arttığını, asgari ücretin işverene maliyetinin ise %567’lik artışla 2022’de 600 dolardan bugün 1.500 dolara yükseldiğini belirtti. Rakip ülkelerde bu maliyetler 250–350 dolar aralığında seyrederken, mevcut teşviklerin kapsamlı sorunları çözmek için yeterli olmadığını vurguladı. “Kapsamı çok geniş olmakla birlikte mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz” sözleriyle, doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800–850 dolar seviyelerine indirilmesi talebini yineledi. Talepler arasında istihdam desteğinin 3 bin 500 liradan 6 bin liraya yükseltilmesi, asgari ücret desteğinin 1.270 liradan 2.500 liraya çıkarılması ve cari fazla veren sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin %3’ten %10’a çıkarılması gibi maddeler yer alıyor. Ayrıca ihracatçının finansmana erişim maliyetinin %15’in altında kalmaması için çözümler arandığı belirtiliyor. “Oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız” başlığı altındaki bölümde Paşahan, kısa ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmanın önemine dikkat çekti. Üretimde ucuz işçilik üzerinden rekabet etmek yerine, Avrupa’da dönüşen üretim ve tedarik zincirlerini göz önünde bulundurarak daha sürdürülebilir ve uzun ömürlü ürünlere yöneleceklerini söyledi. Döngüsel üretim anlayışı ve geri dönüşüm kapasitesiyle daha az adetli, daha nitelikli ve yüksek fiyatlı ürünler hedefleniyor. Ayrıca markalaşma çalışmalarını hızlandırarak küresel pazarda Türk ekipmanlarının ve tasarım kimliğinin güçlendirilmesi için çalışmaların yoğunlaştığını açıkladı. “Gerçekçi bir master planı şart” düşüncesini paylaşan Paşahan, AB’nin Hindistan ve MERCOSUR ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının olası etkilerini azaltmak için ticaret diplomasisi ve paydaşlar arası koordinasyonun artırılması gerektiğini belirtti. Sektör, Made in EU kapsamı içinde kalmak için stratejiler geliştirilmesini ve küresel pazarda Türk hazır giyiminin konumunu güçlendirmek adına kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.