ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla tetiklenen çatışma günlerinde, Körfez Bölgesi’nin stratejik dengeleri yeniden belirginleşti. Haberlere göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) İran’a karşı doğrudan askeri adımlar atarak sessiz bir şekilde müdahalelerde bulundu. Nisan ayında ateşkes sürecine rağmen, Lavan Adası’ndaki bir rafinerinin hedef alınmasıyla büyük bir yangın çıktı ve bu olay rafinerinin kapasitesinin uzun süreli olarak devre dışı kalmasına yol açtı.
Kaynaklar, o dönemde ateşkes henüz yürürlüğe girmediği için ABD’nin bu saldırıya müdahale etmediğini, BAE başta olmak üzere bölgedeki bazı Körfez ülkelerinin savaşa katılımını memnuniyetle karşıladığını aktardı. Savaşın ilerleyen dönemlerinde bölgesel çatışmanın alevlenmesinde BAE’nin İran’a karşı sert tutumunu sürdürdüğü belirtilirken, ABD ile BAE arasındaki askeri işbirliğinin savaş süresince güçlü kaldığı ifade edildi.
Resmi makamlar – Pentagon ve BAE Dışişleri Bakanlığı – saldırılar hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Beyaz Saray ise savaş sırasında BAE’nin rolüne ilişkin sorulara yanıt vermedi; ancak Başkan Donald Trump’ın elindeki tüm seçenekleri masada tuttuğu ve ABD’nin İran üzerinde azami baskıyı sürdürme niyetinde olduğu savunuldu.
Görünen o ki, bu süreçte taraflar arasındaki kırılgan denge, uluslararası tepkiler ve bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesi üzerinde etkisini sürdürüyor.




































































































