Benchmark Mineral Intelligence tarafından paylaşılan mayıs ayı verilerine göre, küresel olarak elektrikli araç satışları yıllık bazda %3 artışla 1,8 milyon adet olarak kayda geçti. Geçen ayki bu hacim, aylık bazda da %7 artış anlamına geliyor. Ocak-mayıs döneminde toplam 7,5 milyonluk satış görüldü ve bu dönemin yükselişi, geçen yılın aynı dönemine göre %0,9 oranında gerçekleşti.
Avrupa için öne çıkan tablo mayıs ayında da büyümeyi sürdürdü. Kıta genelinde satışlar yıllık bazda %23 artışla 420 bin adet olarak gerçekleşti ve ocak-mayıs döneminde de %26 büyüyerek 2 milyon seviyesine ulaştı. Orta Doğu’daki enflasyonist yakıt maliyetleri sonrası tüketicilerin elektrikli araçlara yöneldiği bu dönemde, bölgesel teşvikler satışları desteklemeye devam ediyor.
Çin’de ise mayıs ayı satışları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %9 düştü ve 990 bin adede geriledi. Ocak-mayıs döneminde satışlar %15 düşerek 3,2 milyon olarak hesaplandı. Kuzey Amerika’da mayıs ayında satışlar %26 gerileyerek 120 bin olurken; bu bölgenin ocak-mayıs performansı %25 azalmaya işaret ediyor ve özellikle ABD’deki teşviklerin kaldırılmasının etkili olduğu değerlendiriliyor.
Dünyanın geri kalan bölümlerinde ise mayıs ayında satışlar %80 artışla 250 bine ulaştı ve yılın ilk beş ayında toplam 1,1 milyon satışa çıktı. Charles Lesterden gelen değerlendirme, küresel elektrikli araç pazarının bölgesel olarak birlikte hareket etmediğini, bazı bölgelerin hızlı büyüme kaydettiğini, bazıların ise yatay veya düşüş yönünde olduğuna işaret ediyor. Avrupa, büyümeye devam eden bölgelerden biri olarak öne çıkarken, yakıt fiyatlarının yüksek seyri ve Orta Doğu’daki gelişmeler takip edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.
Çin iç pazarındaki zayıflık ve ihracat gücü arasındaki uçurum ise küresel piyasayı şekillendirmeye devam ediyor. BYD, Chery ve Geely’nin uluslararası arenadaki öncülüğü, iç pazardaki gevşeklik ve ihracattaki güçlü performansla birleşerek yeni rekabet dinamiklerini beraberinde getiriyor. Kuzey Amerika’da ise Kanada’nın Çin ile yaptığı yeni gümrük kotası anlaşması, rekabet ortamını değiştirecek önemli bir gelişme olarak görülüyor.





































































































