Türkiye’de dijitalleşmenin ekonomiye etkisi, Public First’in Meta Ekonomik Etki Raporu çerçevesinde 2035’e kadar büyüyebilecek bir vizyon sunuyor. Bu öngörüye göre dijital ekonominin değeri şu anda 1,7 trilyon TL iken, önümüzdeki on yıl içinde 4,3 trilyon TL’ye çıkması bekleniyor.
Meta Türkiye ve Kuzey Avrupa Bölge Direktörü İlke Toptaş’ın BloombergHT için paylaştığı değerlendirmelerde, büyümenin temel dinamikleri üç ana başlıkta toplanıyor. İlk olarak, KOBİ’lerin masa başında dijitalleşmeyi benimsemesi geliyor. Türkiye’deki KOBİ’lerin yaklaşık yarısı, Facebook ve Instagram’ı satış yapmak ve yeni müşterilere ulaşmak için temel kanallar olarak görüyor; önümüzdeki beş yıl içinde bu platformların birincil satış yöntemi haline gelmesi öngörülebilir görünüyor. Bu hızlı dönüşüm için açık ve büyük bir potansiyel mevcut.
İkinci olarak, ticaretin artık mesajlaşma platformlarına kaydığı belirtiliyor. WhatsApp, 2025 yılı itibarıyla Türk işletmeleri ve tüketicileri için 220 milyar TL’lik bir ekonomik değer yaratma potansiyeli taşıyor. Üçüncü olarak ise yapay zekanın etkisi öne çıkıyor: Türkiye’de işletmelerin %57’si, beş yıl içinde yapay zeka sayesinde iş yapış şekillerinin kökten değişeceğini düşünüyor. Bu üç etken bir araya geldiğinde dijitalleşmenin ekonomiye yaptığı katkının hız kazanması bekleniyor.
KOBİ’lerin yeni müşterileri platformlar üzerinden bulması etkisi Türkiye’de KOBİ’lerin %51’inin yeni müşterilerini Instagram, Facebook ve WhatsApp üzerinden edindiği belirtiliyor. İlke Toptaş, bu değişimin şu anda gözlemlendiğini vurguluyor: sahip olunan araçlar sınırlı bütçelerle reklam yapmayı kolaylaştırıyor ve %92’si bu olanaklardan yararlanıyor. Ayrıca %51’i, platformlar üzerinden yeni müşteriler kazanmanın geleneksel yollara göre önemli bir avantaj olduğunu ifade ediyor. Önümüzdeki yılarda yapay zekanın karmaşık süreçleri sadeleştirmesiyle fark yaratılması öngörülüyor. Meta AI işletme asistanı Türkiye’ye getirilerek, tüm ölçeklerden işletmelerin reklam yöneticisi içinde bir yapay zeka danışmanı edinmesini mümkün kılıyor.
WhatsApp’ın ekosistemdeki rolü de altı çiziliyor. Türkiye’de işletmelerin %60’ı tedarikçiler, müşteriler veya ortaklarla WhatsApp üzerinden iletişim kuruyor; yetişkinlerin %53’ü doğrudan WhatsApp üzerinden alışveriş yapıyor. Dahası, %76’sı ek gelir elde etmek amacıyla müşteri iletişimi, satış ve pazarlama faaliyetlerinde bu platformu kullanıyor ve böylece mesajlaşma uygulaması satış kanalı haline geliyor.
Geleneksel el sanatları, yöresel ürünler ve özgün tasarımlar için Instagram üzerinden yerel üreticiler aracılığıyla küresel pazarlara açılma süreci de anlatılıyor. Türkiye’nin ve yurtdışının alıcılarıyla buluşan bu ürünler, Instagram ve Facebook’un reklam araçlarıyla dünyanın en büyük e-ticaret pazarlarına bağlanıyor. Türk kullanıcılarının %67’si geleneksel el sanatları ve yöresel gıdaları bu platformlar üzerinden satın almış durumda ve bu da kültürel ekonominin güç kazanmasında önemli bir paya işaret ediyor.





































































































