• YARIM ALTIN
    20.713,00
    % -0,13
  • AMERIKAN DOLARI
    46,2646
    % 0,14
  • € EURO
    53,5910
    % -0,12
  • £ POUND
    62,1043
    % -0,10
  • ¥ YUAN
    6,8408
    % 0,13
  • РУБ RUBLE
    0,6369
    % -0,31
  • BITCOIN/TL
    2943666,598
    % 1,11
  • BIST 100
    14.044,22
    % 2,19

Avdagiç: Türkiye’nin Jeopolitik Avantajları ve İhracata Dayalı Büyüme Stratejisi

Avdagiç: Türkiye’nin Jeopolitik Avantajları ve İhracata Dayalı Büyüme Stratejisi

İTO’nun haziran ayı meclis toplantısında konuşan Avdagiç, küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri değerlendirirken dezenflasyon sürecinin üç yılını tamamladığını belirtti. Sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için odak noktasını sanayi ve ihracata dayalı modele taşımanın öncelik olduğunun altını çizdi. İhracatçı şirketler kârlılık baskısını giderek daha fazla hissediyor ve maliye politikaları ile finansman imkanlarının üretimi destekleyici bir çerçevede revize edilmesinin, dış talebin zayıf olduğu dönemlerde bile ihracatta sıkıntıları aşma potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Reel sektörün karşılaştığı zorluklara vurgu yapan Avdagiç, yüksek faizlerin baskıyı sürdürdüğünü ve özellikle ihracatçı işletmelerin maliyetlerle başa çıkmak için sıkıntı yaşadığını belirtti. Son büyüme verilerinin kâr payı olan net işletme artığının azaldığını gösterdiğini söyledi.

Türkiye’nin lojistik ve üretim merkezi olma potansiyeli güçleniyor fikrini paylaşan Avdagiç, Avrupa’nın tedarik güvenliği arayışında Çin+1 stratejisinin sürmesi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıkların Türkiye’nin konumunu güçlendirdiğini kaydetti. Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, lojistik, veri merkezleri ve yüksek teknolojili üretim, önümüzdeki dönemin kritik yatırım alanları olarak öne çıkıyor. Körfez–Türkiye–Avrupa ekseninin stratejik önemi de artıyor.

Yeni dönemde jeopolitik konumu ile öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor değerlendirmesini yapan Avdagiç, son 30 yılın en büyük dönüşümlerinden birinin yaşandığını belirtti. Şirketlerin üretim tercihlerini etkileyen faktörlerin sadece maliyet değil, güvenlik, siyasi istikrar ve lojistik erişim olduğunu vurguladı. Devam eden savaşlar ve riskler nedeniyle artık “nerede daha güvenli üretirim?” sorusunun ön plana çıktığını ifade etti.

Türkiye’nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı, savunma sanayii kapasitesi ve çok yönlü diplomatik ilişkileriyle önemli avantajlar elde etme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti. Avdagiç’e göre bu dönemde jeopolitik konumu ve potansiyeliyle öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez–Türkiye–Avrupa bağlantılarının yalnızca ulaşım projeleri değil, aynı zamanda ekonomik güç projeleri olarak görüldüğünü belirtti. Bu avantajları doğru kullanırsak, önümüzdeki 10 yılda üç ana alanda sıçrama yapabiliriz: üretim ve ihracat merkezi olma, lojistik merkez olma ve enerji- teknoloji merkezi olma potansiyeli. Yeni teşvik kararlarının bu süreçte kritik bir adım olduğunun altını çizdi. Avrupa firmalarının tedarik zincirlerini çeşitlendirmesiyle Türkiye’nin yakın üretim merkezi olarak konumlanması, güvenli kara taşımacılığı için Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı üzerinden geçişlerin önemine vurgu yapıyor.