Japonya piyasaları, çarşamba günü pozitif bir tablo sergiliyor. Nikkei 225 endeksi, %0,91 oranında yükselerek tarihsel zirvesine ulaşırken Topix endeksi %0,93 değer kazanıyor. Yatırımcılar yenin dolar karşısında 160 seviyesi civarında gerekli gördükleri rekabeti değerlendirirken, Avustralya’da S&P/ASX 200 endeksi günü %0,32’lik bir artışla sürdürüyor. Hong Kong tarafında Hang Seng endeksinin vadeli kontratları, önceki kapanışın altında 25.853 puan düzeyinde işlem görüyor. Güney Kore borsaları ise resmi tatil nedeniyle işlem yapmıyor.

Asya borsaları bölgesel riskleri şu an fiyatlama sürecinin dışına taşıyor. Ortadoğu’daki çatışmaların çözümüne odaklanan ABD-İran görüşmeleri piyasalar üzerinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Bu durum, teknoloji ve sanayi hisselerinde alımları teşvik eden bir görünüm sunuyor. Hindistan’da Sensex ve Nifty 50 endeksleri zayıf bir açılış işareti gösterirken Gift Nifty vadeli kontratları bir önceki kapanışın 134 puan altında 23.469 seviyesinde seyrediyor. Marco Rubio’nun ABD Dışişleri Bakanlığı konuşmasında İran’ın Hürmüz Boğazı genelinde geniş alanlara mayın yerleştirdiği iddiası, Kongre önünde ilk kez dile getirildi. Uluslararası petrol gümrük güzergahı, küresel arzın yaklaşık %20’sini oluşturuyor.

Ham petrol fiyatlarındaki yükseliş ise enflasyon risklerini artırıyor. Haziran vadeli Batı Teksas türü petrolün varil fiyatı %1,16’lık artışla 94,92 dolara tırmanırken, Temmuz vadeli Brent petrolünün varil fiyatı 96 dolar sınırını aştı. Artan enerji maliyetleri, Asya borsaları üzerinde potansiyel bir enflasyon baskısı yaratabilir. Bu arada ABD borsalarında da karışık bir tablo sürüyor: Dow Jones Sanayi Endeksi 228,91 puanlık artışla %0,45 yükselerek 51.307,79 puana geldi. S&P 500 ise 9,94 puan yükselişle 7.609,90 puana çıktı; Nasdaq Bileşik Endeksi ise 7,09 puan kazanarak günü 27.093,90 puandan kapattı.

Güncel ana tema, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası beklentileri ve küresel enerji maliyetlerindeki artış ile birleşerek, Asya borsalarının güçlü şirket kârlılıklarıyla desteklenen rasyonel büyüme görünümünü korumasına yol açıyor. Piyasalarda yenilikçi teknolojilere yönelik iyimserlik ve global enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki potansiyel etkisi dikkat çekiyor. İstihdam verilerinin ve açık iş sayısının hareketliliği, yatırımcıların kısa vadeli eğilimleri üzerinde belirleyici oluyor. Analistler, güçlü şirket kazançlarının borsa talebini canlı tuttuğunu vurguluyor ve jeopolitik risklere rağmen piyasalarda dengeli bir toparlanmanın sürdüğünü belirtiyorlar.





































































































