• YARIM ALTIN
    20.703,00
    % -0,88
  • AMERIKAN DOLARI
    46,4792
    % -0,02
  • € EURO
    53,3552
    % 0,15
  • £ POUND
    61,5968
    % 0,32
  • ¥ YUAN
    6,8528
    % -0,11
  • РУБ RUBLE
    0,6342
    % 0,01
  • BITCOIN/TL
    2950465,337
    % 1,29
  • BIST 100
    14.734,50
    % -0,63

Agroekolojik Tarımda Yeniçağa ve Seben Deneyimi: Verimlilik ve Sürdürülebilirlik için Somut Sonuçlar

Agroekolojik Tarımda Yeniçağa ve Seben Deneyimi: Verimlilik ve Sürdürülebilirlik için Somut Sonuçlar

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, Bolu’nun Yeniçağa ve Seben ilçelerinde yürütülen agroekolojik tarım çalışmalarının önemli çıktılarını paylaştı. Yeniçağa’da yıllık dekar başına yaklaşık 200-250 kilogram olan buğday veriminin, sahada uygulanan yöntemlerle 550 kilograma yükseldiğini vurguladı.

2023 yılında hayata geçirilen ve “Agroekolojik Tarım Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi Projesi” olarak bilinen çalışma, şu an sona yaklaşırken 703 bin dolarlık bütçeyle yürütüldü ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın eş finansmanı ile desteklendi. Selışık, projenin çiftçilerin bilgi ve becerilerini artırırken sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sağladığını söyledi. Ayrıca ülkenin ilk Ulusal Agroekoloji Strateji Belgesi’nin hazırlanmasına zemin hazırlayan ve yeni bir agroekoloji modeli ortaya koyan bir çalışma olarak değerlendirdi.

Uygulama alanında 1000’in üzerinde üreticiye ulaşılması, 16’tan fazla eğitim düzenlenmesi ve 22,27 hektarlık alanda 32’nin üzerinde pilot çalışmanın hayata geçirilmesi gibi somut sonuçlar elde edildi. Projede ayrıca 32 çilek bahçesi kuruldu ve yaklaşık 50 hektarlık mera alanı ıslah edildi; böylece çevresel ve tarımsal kazanımlar elde edildi.

Çevresel etkiler bağlamında 407 bin 37 ton sera gazı azaltımı ve karbon tutulum gibi sonuçlar kayda geçti. Münavebe uygulamalarıyla toprak verimliliği güçlendi; baklagillerin hayata dahil edilmesiyle biyolojik azot döngüsü desteklendi ve kimyasal gübre ihtiyacı azaltıldı. Doğrudan ekim ve entegre zararlı yönetimiyle toprak yapısı korundu, erozyon riski azaltıldı ve suyun toprakta tutulması arttı. Karışık ekim sistemleri verim ile yem kalitesini yükseltti ve toprak analizine dayalı gübreleme yaklaşımıyla girdiler daha verimli kullanıldı. Sonuç olarak uzun süredir dekar başına 200-250 kg arasında seyreden buğday verimi, agroekolojik uygulamalarla 550 kg seviyesine çıktı.

Bölgeye yeni ürünler kazandırıldı: Yağlık ayçiçeği bölgeye dahil edilerek üretim deseninde yer buldu ve Türkiye ortalamalarına yakın verim elde edildi. Başarılı sonuçlar sonrası ayçiçeği resmi üretim planlamasına alınırken kuraklık ve iklim değişikliğine dayanıklı sorgum, nohut, baklagiller ve yem bitkileri gibi alternatif ürünler de üreticilerle buluşturuldu.

Tarım girdilerini desteklemek amacıyla Yeniçağa ve Seben’e katı gübre dağıtım makineleri temin edildi; otomatik silaj paketleme makinesi ise %50 eş finansmanıyla üreticilere sunuldu. Bu donanımlar yem üretimini ve depolama süreçlerini güçlendirerek maliyetleri düşürdü. Ayrıca Kızık armudu gibi yerel çeşitlerin korunması ve tanıtılması için çalışmalar yürütülüyor ve IZA buğdayı için coğrafi işaret süreci başlatıldı.

Projede kadın kooperatiflerinin üretim süreçlerine aktif katılımı teşvik edildi. Bu kapsamda yerel ürünlere değer katan çalışmalar ve kadınların katılımı, bölgenin tarımsal ekosisteminin güçlendirilmesini hedefliyor. Selışık, hedeflerin doğayla uyumlu üretimin mümkün olduğunu göstermek; toprakları koruyarak üretmeyi sürdürmek ve agroekolojiyi sahada yaşayan bir gerçekliğe dönüştürmek olduğunun altını çizdi.