AB, Çin’e karşı ekonomik bağımlılığını kırmak amacıyla kritik parçaların en az üç farklı tedarikçiden temin edilmesini zorunlu kılacak düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Politico’nun haberine göre, AB Komisyonu ilgili birimlere karşı daha iddialı ve etkili bir ticaret savunma politikasını hayata geçirme talimatı verdi. Bu çerçevede, yerli sanayiyi korumak için ithal ürünlere karşı korunma önlemleri soruşturmalarıyla kapsamlı bir denetim getirmenin planlandığı belirtiliyor. AB’nin daha önce bu tip önlemleri çelik ve demir sektörlerinde uyguladığı biliniyor; soruşturmalarda ithalatın yerli sanayiye zarar verip vermediği değerlendirilecek ve buna göre tarife ya da kota kararları alınacak.
Bir diğer odak noktası olarak, devlet destekli şirketlerin stratejik sektörlerde aşırı üretim yaparak rekabeti bozmasına karşı yeni bir mekanizma olan “aşırı kapasite aracı” üzerinde çalışıldığı ifade ediliyor. Ancak bu mekanizmanın DTÖ kurallarına uygunluğu ve tek taraflı ayrımcılık konusunda olası ihlaller konusunda kaygılar bulunuyor.
Financial Times ise benzer hedefleri doğrulayarak, Avrupa şirketlerin kritik parçaları en az üç farklı tedarikçiden temin etmesini zorunlu kılacak adımların hazırlık aşamasında olduğunu yazdı. Özellikle kimya ve sanayi makineleri üreticileri için tasarlanan bu kurallar, bir tedarikçiden alınabilecek maksimum ürün miktarını %30–%40 aralığında sınırlamayı öngörüyor. İç toplantılar 29 Mayıs’ta AB Komisyonu üyeleri arasında yapılacak ve Brüksel’de 18 Haziran’daki AB Liderler Zirvesi’nde tartışılacak.
AB, Rusya-Ukrayna çatışmasının ardından enerji alanında yaşadığı bağımlılık krizinin benzerini Çin ile sanayi ve kritik hammaddelerde yaşamaktan endişe duyuyor. Son dönemde Çin’in nadir toprak elementleri, mıknatıslar ve bazı stratejik ürünler üzerindeki ihracat sınırlamaları, Avrupa sanayisinde ciddi tedarik endişelerini tetikledi. Brüksel, kamu destekli ucuz Çin ürünlerinin özellikle çelik, otomotiv, kimya ve temiz teknoloji sektörlerinde Avrupa üreticilerine baskı yaptığını değerlendiriyor. Bu bağlamda, AB’nin Çin ile ticaret açığı 2025’e kadar yaklaşık 360 milyar avroya yükselebilirken, pek çok Avrupa sanayi sektörü üretim kaybı ve istihdam daralmasıyla karşı karşıya kalıyor.”




































































































