ABD Başkanı Donald Trump, İran ile olası bir anlaşmanın nasıl şekilleneceği konusunda net olmayan duruşunu sürdürmüş, yaptırımların hafifletilmesi yönünde herhangi bir adım atılmadığını belirterek bu konuyu kapatma niyetinde olmadıklarını ifade etmiştir. Beyaz Saray’da gerçekleştirilen kabine toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’ın bir anlaşma yapma yönünde istekli olduğunu, ancak bunun kusursuz ve kabul edilebilir bir çerçeveyle mümkün olacağını vurgulamıştır.
Trump, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları konusunda Rusya veya Çin’in devralım ihtimaliyle ilgili kaygısını dile getirirken, olası bir anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı’nın tüm dünyaya açık kalmasının ve herhangi bir ülkenin kontrolüne bastırılmamasının şart olduğunu dile getirmiştir. Söz konusu boğaz üzerinde kontrolün hiç kimseye verilmemesi; uluslararası sularda kalacağı ve bu prensibin gerekirse korunacağını net bir şekilde ifade etmiştir.
Bölgedeki ortak güvenlik ve iş birliği hamlesi Trump, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve diğer bölge ülkelerinin İbrahim Anlaşması sürecine derhal katılım göstermelerini arzu ettiğini söyledi. ABD heyetinin bu yönde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Başkan, şu teşviki vermiştir: Eğer ilgili ülkeler bu anlaşmaya katılırsa, bölgesel dinamiklerde önemli bir dönüm noktası yakalanabilir.
Trump ayrıca, ülkelerin Abraham Anlaşması’nı hayata geçirme gerekliliğine vurgu yaparak, bu adımların kendilerine olan borçlarını da yansıttığını düşündüğünü ifade etmiştir. Bu yaklaşım, bölgedeki diplomatik hareketliliği genişletmeyi ve bölgesel güvenliği güçlendirmeyi amaçlamaktadır.





































































































