ABD ekonomisinde dezenflasyon süreci, Orta Doğu’da süren çatışmaların etkisiyle 10 haftadır yavaşlama kaydetti. Son veriler, istihdamın beklentilerin üzerine çıktığını ve işsizlik oranının %4,3 seviyesinde sabit kaldığını gösteriyor; bu durum Fed’in elini biraz zayıflatmış durumda. Analistler, bankaların da Fed’e ilişkin beklentilerini yeniden şekillendirdiğini belirtiyorlar. BofA Global Research, 2026 boyunca Fed’in “bekle-gör” politikasını sürdürmesini öngörüyor ve ilk indirimin temmuz ya da eylül 2027 tarihlerinde, her biri 25 baz puan olacak şekilde gelmesini bekliyor. Goldman Sachs ise daha önce yılın eylülünü hedefleyen ilk indirimi Aralık 2026’ya çekti ve ikinci indirimi Mart 2027 olarak öngördü. Uzmanlar, iş gücü piyasasının bu yıl zayıflaması durumunda indirimin tamamının 2027’ye sarkabileceğini altını çiziyorlar.
Fed içerisinde tarihi bölünme yaşanan en son toplantı, kurum içindeki farklı görüşlerin barizleştiğini gösterdi. 29 Nisan’da faizlerin %3,50-3,75 aralığında sabit tutulmasına karar verilmesi, 1992’den bu yana görülen en çekişmeli oylamalardan birine sahne oldu. Görevi devralması beklenen yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın daha düşük faiz yanlısı bir konuma sahip olması beklense de, BofA analistleri “Veri akışı şu an için Warsh’ın elini kolunu bağlıyor” değerlendirmesinde bulunuyorlar.





































































































