Powell, 2018 yılında Fed başkanlık görevini üstlendiğinden beri karşı karşıya kaldığı büyük krizler ve geçiş süreçleriyle konuşuluyor. Görevine başlar başlamaz, ekonomik istikrarın korunması için bağımsızlık ilkesi üzerine kurulu bir yol çizdi; bu süreçte bayrağın devri karışık siyasi tartışmalara denk geldi. Warsh’ın onay süreci henüz netleşmezken, Powell’ın halefi konusundaki belirsizlikler Fed’in liderlik yapısında uzun süren bir çekişmeyi işaret ediyor. Powell’a yöneltilen eleştiriler, Fed’in bağımsızlığına olan inancı sarsmamak adına kurumun politik kararlılığını koruma çabasıyla dengelenmeye çalışıldı. Cumhuriyetçi atamadan Demokrat döneme uzanan yol, Powell’ın kariyeri boyunca kamu hizmeti öncesinde avukatlık ve yatırım bankacılığı gibi farklı deneyimler edinmesine olanak tanıdı. George W. Bush yönetiminde Hazine Bakanlığında görev yapan Powell, Mayıs 2012’de Obama tarafından Fed Yönetim Kurulu’na atandı. Trump, Yellen’ı ikinci dönem için devam ettirmemeyi tercih edince Powell bu görev için seçildi. Fed’in yaklaşık 40 yıllık tarihinde yaşanan tek başkanlık eksikliği olarak politika yapısına yön veren isimlerden biri olarak öne çıktı. 2018-2022 döneminde faiz artırımları sonrası kamuoyunda eleştirilere maruz kaldıysa da bağımsızlığı koruma çabası ön planda oldu. 2022 yılında Biden tarafından ikinci kez aday gösterilmesi, siyaset üstü güvenin tazelenmesi olarak değerlendirildi ve istikrar mesajı olarak görüldü. Powell, 2025 başkanlık döneminde Trump yönetimine karşı bir baskı altında kaldı; faiz indirimleri konusundaki tutumu, enerji ve jeopolitik baskılarla şekillenen bir tabloya bağlandı. Krizler ve siyasi gerilimler Powell’ın liderliğini güçlendirmeye çaba sarf ederken, bazı incelemelerin ve soruşturma süreçlerinin de gündeme gelmesine yol açtı. Sekiz yıl süren dönemde krizin gölgesinde, salgın ve savaşların etkileriyle şekillenen geniş bütçeli adımlar atıldı. 2020’de koronavirüs krizine karşı geniş kapsamlı önlemler devreye alındı; faizler havuzunu sıfıra yakın seviyelere çekerek likiditeyi artıran adımlar, enflasyon konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Enflasyonist dalgalanma karşısında Powell, salgın sonrasında enflasyonun geçici olduğunu savundu; ancak bu görüş, enflasyonun yıllık düzeylerde zirve yaptığı dönemlerde eleştirilere yol açtı. Rusya-Ukrayna çatışması başladığında politikaların kademeli olarak sıkılaştırılması gündeme geldi ve mart 2022’den itibaren altı dalgalı yıl boyunca politika faizi yükseldi. 2024 sonrasında ise enflasyonla mücadelede yön değiştirildi ve indirimlere geçildi. Gerilimli bir geçiş süreci Powell’ın halefi Warsh’un onayı beklenirken, Senato’daki tartışmalar ve yönetim içindeki dava süreçleri belirsizliği sürdürdü. Adalet Bakanlığı’nın incelemeyi Genel Müfettişine devretmesi, soruşturma süreçlerinin nasıl sonuçlanacağına dair belirsizliği sürdürdü. Powell, görev süresinin 15 Mayıs’ta sona erecek olmasıyla birlikte geçici başkanlık dönemi olasılığını korurken, Warsh’ın onay süreci tamamlanana kadar kurumsal planların netleşmesi gecikecek görünüyor. Bu durum, 28-29 Nisan’daki FOMC toplantısının Powell’ın son toplantısı olabileceği ihtimalini gündemde tutuyor; ancak görevin resmen kimin devralacağı, Senato’da süren siyasi süreçlerin sonucuna bağlı kalmaya devam ediyor.





































































































