Rekabet Kurumu’nun açıklamasında, yapay zekanın artık yalnızca yeni bir teknolojik gelişim alanı olmadığını, piyasa güçlerini dönüştüren ve ekonomik dengeleri kökten etkileyen bir araç haline geldiği vurgulanmıştır. Özellikle üretken yapay zeka alanındaki hızlı ilerlemelerin, veri, hesaplama gücü ve platform ekosistemleri etrafında kurulan yeni rekabet düzenini ortaya çıkardığına dikkat çekilmiştir. Bu yeni dönemde rekabetin nasıl oluştuğu, nasıl sürdürüldüğü ve kimler tarafından belirlendiği konularının yeniden tanımlandığı ifade edilmiştir.
Açıklamada, bu dönüşümün piyasalarda yaratacağı etkileri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek ve ortaya çıkabilecek rekabet risklerini zamanında tespit edebilmek amacıyla bir sektör incelemesi başlatıldığı belirtilmiştir. Yapay zeka değer zincirinin altyapıdan model geliştirmeye ve uygulamalara uzanan çok katmanlı bir yapı üzerinde şekillendiğine işaret edilmiş ve temel modellerin gelişim süreçlerinde veri, bilgi işlem kapasitesi, teknik uzmanlık ve finansman gibi girdilere erişimin belirleyici rol oynadığına dikkat çekilmiştir.
Erken aşamada avantaj elde eden teşebbüslerin bu kaynaklara yoğun biçimde erişmesiyle, değer zincirinin çeşitli katmanlarında konumlanıp dikey bütünleşik yapılar kurabildiği ve böylece pazardaki güçlerini hızla pekiştirdiği; bunun ise rekabetin işleyişini etkileyen temel dinamikleri şekillendirdiği ifade edilmiştir.
Risklerin üzerinde durulduğu bölümde, genel amaçlı temel modellerin geniş veri setleri üzerinde eğitilmesiyle bu modellerin ekosistemin yönünü belirleyen kritik bir unsur haline geldiği vurgulanmıştır. Erken avantaj elde eden teşebbüslerin bu üstünlüklerini derinleştirebilmesinin, pazar giriş koşullarını zorlaştırdığı, kullanıcıları belirli ekosistemlere kilitleme ve rakiplerin temel girdilere erişimini engelleme gibi riskleri beraberinde getirdiği rapor edilmiştir.
Yapay zeka teknolojilerinin büyük dijital platformlarla entegrasyonu konusunun rekabet hukuku açısından kritik bir sorun olarak görüldüğü ve bunun, kendini kayırma, dışlama, bağlama ve geçiş maliyetlerini artırma gibi davranışları tetikleyebileceği belirtilmiştir. Bu durum sadece mevcut pazar yapısını değil, gelecekteki rekabet ve inovasyon dinamiklerini de doğrudan etkileyebilmektedir. Ayrıca Kurum’un yaklaşımında, birleşme ve devralmaların yapay zeka alanındaki yoğunlaşmayı denetleme açısından giderek daha önemli hale geldiği kaydedilmiştir.
Sektör incelemesi kapsamında yürütülecek çalışmalar şu başlıkları kapsamaktadır: temel modeller ekseninde yapay zeka ekosisteminin biçimi, değer zincirinin katmanları arasındaki ilişkiler, kritik girdilere erişim koşulları, büyük teknoloji oyuncuları ile yenilikçi girişimler arasındaki etkileşimler ve veri ile hesaplama gücünün rekabet üzerindeki etkileri. Bu inceleme ile yapısal eğilimlerin ve potansiyel rekabet karşıtı risklerin erken tespiti sağlanacak; elde edilecek bulgular politika geliştirme süreçlerine ve rekabetçi yapının korunmasına yönelik müdahale araçlarına yön verecektir. Kurum, dönüştürücü süreci yakından izlemeye ve bunun ülke ekonomisi ile rekabet dengeleri üzerinde yaratacağı etkileri titizlikle incelemeye devam etmektedir.





































































































