• YARIM ALTIN
    22.433,00
    % -0,17
  • AMERIKAN DOLARI
    44,6337
    % 0,27
  • € EURO
    51,6013
    % -0,20
  • £ POUND
    59,1582
    % -0,24
  • ¥ YUAN
    6,4831
    % 0,32
  • РУБ RUBLE
    0,5603
    % 0,85
  • BITCOIN/TL
    2976439,212
    % -0,50
  • BIST 100
    12.936,35
    % -0,88

Türkiye’de Madencilik: Potansiyel, Katkı ve İstihdam Üzerine Yeni Bulgular

Türkiye’de Madencilik: Potansiyel, Katkı ve İstihdam Üzerine Yeni Bulgular

Türkiye’de madenciliğin GSYH içindeki payı uzun süreler boyunca %1 civarında seyrediyor. Gelişmiş ülkelerde bu oran genelde %4 ile %22 arasında değişirken, Türkiye’nin payı son yıllarda da bu aralıkta düşük kalmaya devam etti. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık %4,5, Kanada’da %7,5 ve Avustralya’da da %13’ün üzerinde olan bu pay, Türkiye için 2023 yılında %1,02 olarak kaydedildi; 2022’de ise %1,36 idi. Bu karşılaştırma, madenciliğin Türkiye ekonomisine katkısının henüz potansiyelinin altında kaldığını gösteriyor.

Türkiye’de Madencilik: Potansiyel, Katkı ve İstihdam Üzerine Yeni Bulgular

Madencilikten elde edilen potansiyel değer, sektör temsilcilerinin görüşlerine göre 3,5 trilyon dolar düzeyinde. Bu, mevcut yaklaşık 1 trilyon dolarlık GSYH’nin yaklaşık üç buçuk katı potansiyel anlamına geliyor ve madencilikten elde edilebilecek kuvvetli bir ek katkıyı işaret ediyor.

23 yılda ekonomiye katkı 130 kat arttı Bu gelişme, madencilik sektörünün üretim ve istihdam yoluyla GSYH’ya yaptığı katkıyı net biçimde ortaya koyuyor. 2001 yılında 65 milyar TL seviyesinde olan madencilik katkısı, 2023 yılında 270 milyar TL’ye yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın verdiği bilgiler, madenciliğin GSYH içindeki payının son 20 yılda dört katına çıktığını gösteriyor. Bu süreçte ihracat da 5,7 milyar dolar olarak gerçekleşti; ancak sektör temsilcileri ihracat potansiyelinin 100 milyar dolar seviyesine çıkarılabileceğini düşünüyorlar.

Onlar kalkındı Madencilik ülkelerin kalkınmasında yalnızca kendi enerji ve hammadde güvenliğine katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda Avrupa’daki bazı ülkelerin ekonomik altyapısının da temel direklerinden birini oluşturuyor. Özellikle Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Lüksemburg ve Hollanda; 1951 Paris Anlaşması’yla kömür ve demir kaynaklarını bir araya getirerek ortak bir demir-çelik topluluğu kurdu ve bu sayede Avrupa Birliği’nin temelini atmış oldu.

Sanayide istihdam ve ihracata dolaylı katkısı artıyor Türkiye’de, dünyada ticareti yapılan 90 adet madenin yaklaşık 70’i doğal olarak ülke sınırları içinde bulunuyor. Ülke, kaynak çeşitliliği açısından 168 ülke arasında 8. sırada yer alıyor. Madencilik sektörü, yüksek katma değer üreterek toplumsal refahı doğrudan etkilerken, sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişimine dolaylı olarak da ivme kazandırıyor. Madenciliğin ülke ekonomisine dolaylı katkısı giderek artıyor; madenler toplam ihracata yüzde 67 paya sahip olan 11 temel hammadde girdisi sağlayarak ihracatın büyümesini tetikliyor. 2009-2023 döneminde sektörde çalışan kişi sayısı yıllık ortalama 136 bin 234 düzeyinde seyrediyor. Cari açığın enerji harcamalarından sonra en önemli kalemlerinden biri olan madencilik, Ulusal Kalkınma Planı (OVP) kapsamında da ithal bağımlılığını azaltma hedefinin merkezinde yer alıyor; yeni OVP ile maden ve minerallerin ithalat olmaksızın iç rezervlerden karşılanması hedefleniyor.