• YARIM ALTIN
    21.406,00
    % 0,20
  • AMERIKAN DOLARI
    44,4865
    % 0,08
  • € EURO
    51,0260
    % 0,08
  • £ POUND
    58,7658
    % 0,27
  • ¥ YUAN
    6,4331
    % 0,09
  • РУБ RUBLE
    0,5481
    % -0,06
  • BITCOIN/TL
    2944604,304
    % -1,94
  • BIST 100
    12.671,10
    % 0,35

Türkiye Yatırım İklimini Güçlendiren Stratejiler: Yılmaz’ın Vizyonu ve Uluslararası Perspektifler

Türkiye Yatırım İklimini Güçlendiren Stratejiler: Yılmaz’ın Vizyonu ve Uluslararası Perspektifler

YASED 45. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin son dönem performansını ve gelecek hedeflerini değerlendirirken, büyümenin kayda değer bir ivme kazandığını vurguladı. Dünya ekonomisinin ortalamasının yaklaşık %3,5 olduğu bir dönemde Türkiye’nin %5,3 büyüdüğünü ve ekonominin değerinin 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirtti.

Yılmaz, 2025 itibarıyla Dünya Bankası sınıflandırmasına göre Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler arasına girmesinin öngörüldüğünü söyledi. Jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler ışığında İsrail/ABD ile İran arasındaki çatışmaların bölgesel ve küresel istikrarı nasıl etkilediğine dikkat çekti; Türkiye’nin bu süreçte diplomasisini güçlendirdiğini ve kriz bölgelerinde sorun çıkarmak yerine çözümler üretmek amacıyla hareket ettiğini ifade etti.

Ekonominin dış şoklara karşı kendi programı çerçevesinde ilerlediğini ve hükümetin kararlı şekilde programı uygulamaya devam ettiğini belirtti. Yılmaz ayrıca Türkiye’nin bir istikrar merkezi olarak kalkınmasını sürdürmeyi hedeflediğini vurguladı.

Uluslararası doğrudan yatırımlara ilişkin rakamları paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin küresel yatırımlardan aldığı payın 1990’larda %0,2’den yaklaşık %1’e yükseldiğini söyledi. 2003’ten bu yana 289 milyar doların üzerinde yatırım çekildiğini ve ülkede 88 binden fazla uluslararası şirketin faaliyet gösterdiğini ifade etti. 2025 hedefi olarak, Yılmaz Türkiye’nin yabancı yatırımlarını %12,1 artırarak 13,1 milyar dolar seviyesine çıkarmayı öngördü.

Yatırımların sektörel dağılımında toptan ve perakende ticaretin %32’lik payla öncü konumunu koruduğunu, bunu imalat ile bilgi-iletişim sektörlerinin takip ettiğini belirtti. Bu dağılım, Türkiye’nin ticaret, üretim ve teknoloji odaklı büyümesini gösteriyor. Coğrafi dağılım üzerine konuşurken, 2025 verilerine göre yatırımların %66’sının Avrupa Birliği kaynaklı olduğunu ve Orta Asya ülkelerinin %12 pay aldığını ifade etti. Bu tablo, Türkiye’ye duyulan güvenin ve stratejik çeşitliliğin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Yılmaz, başarıların tesadüf olmadığını; yatırım ortamını iyileştirmeye dönük reformlar, teşvik mekanizmaları, dijitalleşme adımları ve yeşil dönüşüm politikalarının bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi. Jeostratejik konum, siyasi istikrar ve büyüyen ekonominin küresel yatırımcılar için cazip bir merkez olmayı sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ve diğer ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmaları sayesinde yatırımcılara geniş pazarlara erişim imkanı sunduğuna işaret etti.

Mart 2026 itibarıyla AB’nin Türkiye’yi Made in Europe kapsamına dahil etmesinin sanayi üretimine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. 2002’den bu yana ihracatın yaklaşık 7 kat büyüyerek 273 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin küresel değer zincirlerinde güç kazandığını belirtti. Aynı zamanda pek çok uluslararası firmanın Türkiye’de Ar-Ge, inovasyon ve yönetim merkezleri kurduğunu vurguladı.

Türkiye Yüzyılı vurgusunu yineleyen Yılmaz, bu dönemi Yatırımın Yüzyılı olarak şekillendirmeyi hedeflediklerini söyledi. 2024–2028 Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi kapsamında, küresel yatırımlardan alınan payın %1,5’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Gelecek dönemde teknoloji yoğun yatırımların ve yeşil dönüşümün ön planda olacağını ifade eden Yılmaz, yenilenebilir enerji kapasitesi ve karbon düzenlemelerine uyum sürecinin avantaj sağlayacağını belirtti.

Dijital ve yüksek teknoloji yatırımlarının teşviklerle destekleneceğini söyleyen Yılmaz, jeopolitik gelişmelerin üretim ve tedarik zincirlerinde ortaya çıkardığı dönüşümü da vurguladı. Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya entegre bir üretim merkezi olarak konumlandığını belirtti ve otomotiv, makine, kimya, elektronik, e-mobilite ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni yatırımların beklendiğini ifade etti.

Konuşmada Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’na değinilerek üst düzey yöneticilerle yatırım ve iş birliği olanaklarının masaya yatırıldığı ifade edildi. Son olarak reform süreçlerinin kamu-özel sektör iş birliğiyle sürdürüleceğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm, veri koruma, dijitalleşme ve enerji yatırımlarına ilişkin önemli düzenlemelerin hayata geçirileceğini aktardı. Türkiye’nin güçlü ekonomik altyapısı ve reform iradesiyle uluslararası yatırımcılar için güven veren bir merkez olmaya devam edeceğini vurguladı ve YASED ile kurulan iş birliğinin yeni yatırımlara katkı sağlayacağını belirtti.