• YARIM ALTIN
    21.460,00
    % 0,52
  • AMERIKAN DOLARI
    44,4857
    % 0,08
  • € EURO
    51,0654
    % 0,14
  • £ POUND
    58,7918
    % 0,31
  • ¥ YUAN
    6,4345
    % 0,11
  • РУБ RUBLE
    0,5492
    % 0,13
  • BITCOIN/TL
    2948681,269
    % -1,52
  • BIST 100
    12.697,08
    % 0,56

TCMB Başkanı Karahan: Altın Kaynaklı İşlemler ve Kur Rejimiyle Finansal İstikrarı Güçlendirme Stratejimiz

TCMB Başkanı Karahan: Altın Kaynaklı İşlemler ve Kur Rejimiyle Finansal İstikrarı Güçlendirme Stratejimiz

Yaşanan jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki artışlar, Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyen dinamikler olarak ortaya çıkarken, Türk Merkez Bankası (TCMB) artan belirsizlik ortamında finansal istikrarı korumak için altın temelli işlemlerin doğal ve uygulanabilir bir çözüm olduğunun altını çizdi. Karahan, vadeli altın-döviz takaslarının bu dönemde rezervlerin korunmasına yardımcı olacağını ifade etti ve bu işlemlerin büyük çoğunluğunun vadeye bağlı olarak geri dönüş sağlayacak şekilde tasarlandığını belirtti. Bu yaklaşım, kur riskini yönetmek ve likiditeyi güçlendirmek amacıyla uygulanıyor ve bankaların TCMB ile swap işlemlerine yeniden yönelmesine zemin hazırlıyor.

Karahan, Körfez bölgesindeki çatışmanın enerji maliyetleri ve genel talep üzerinde yarattığı baskıları göz önünde bulundurarak, enflasyon hedeflerini desteklemek için proaktif adımlar atıldığını vurguladı. Eşel mobil sisteminin enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerindeki geçişken etkisini azaltmada önemli bir araç olduğuna dikkat çekti. Artan belirsizliğin yatırımcı güveni ve tüketici harcamaları üzerinde de etkili olacağını söyleyen Karahan, cari dengenin bozulmasına karşı yönetilebilir bir seviyeyi korumayı hedeflediklerini ifade etti.

“Vadesi geldiğinde altınlar rezervlerimize geri dönecek” sözleriyle bağlantılı olarak, döviz likiditesinin desteklenmesi gerektiği dönemlerde altına dayalı işlemlerin doğal bir tercih olarak karşımıza çıktığını belirtti. Bu çerçevede, söz konusu işlemlerin büyük bölümünün vadeli altın-döviz takası niteliğinde olduğu ve vadesi dolduğunda altınların yeniden rezervlere aktarılacağına vurgu yaptı. Ayrıca, bankaların Merkez Bankası ile swap işlemlerine yeniden yöneldiğini ifade ederek, bu durumun sistemde döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını ve uygulanmakta olan kur rejiminin sağlıklı işlediğini gösterdiğini kaydetti.

Karahan, izlenen yaklaşımın proaktif, esnek ve kontrollü nitelikte olduğunun altını çizerek hedefin fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek olduğunu belirtti. Röportajın ilerleyen bölümlerinde, savaşın Türkiye’nin büyüme ve cari açık dinamikleri üzerindeki etkileri ile enerji maliyetlerindeki artışa karşı alınan önlemlerin ayrıntıları yer alıyor.

Enerji maliyetleri ve enflasyon konusunda yapılan analizler, petrol fiyatlarındaki kalıcı bir artışın tüketici enflasyonunu yaklaşık bir yıl içinde belirli bir oranda yükseltebileceğini gösteriyor. Ancak eşel mobil sistemi, bu etkileri önemli ölçüde sınırlıyor. Mevcut durumda arz ve talep yönlü baskılarla birlikte, enflasyonist baskıları azaltmaya odaklı önlemler hızlı biçimde hayata geçirildi. Savaşın orta vadede görece belirsizliklerle devam edeceği göz önünde bulundurulduğunda, sıkı para politikası göstergelerinin sürdürülmesi ve fiyatlama davranışlarının sağlam bir şekilde yönlendirilmesi hedefleniyor.

Cari açık ve büyüme dinamikleri açısından da enerji maliyetleri ile dış talep arasındaki etkileşimler yakından izleniyor. Petrol fiyatlarında görülen artışın büyümeyi sınırlayabileceği, envanterler ve enerji dışı kalemler üzerinden olası baskıların ise cari açık üzerinde karmaşık etkiler yaratacağı öngörülüyor. Buna karşılık, enerji dışı kalemlerdeki hareketler ticaret dengesi üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler doğurabilir; net etkinin ise iç ve dış politika kararlarına bağlı olarak değişeceği değerlendiriliyor. Cari açığın tarihsel ortalamaların altında seyretmesi, mevcut koşullarda yönetilebilir bir görünüm sunuyor.

Rezerv politikası ve likidite yönetimi konusunda ise merkez bankası, kur rejimini 2026 boyunca sürdürmeyi ve rezervleri korumayı hedefliyor. Küresel risk iştahındaki dalgalanmaların ve bu dalgalanmanın enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin farkında olarak, gerekli görülen tüm adımları atıyorlar. Alta yüklenen risklerin önüne geçmek için üst banttan fonlama yoluna gidildi ve yerleşiklerin döviz talebinin sınırlı kaldığı bir döneme girildi. Swap işlemleri yoluyla döviz likiditesi güçlendirilirken, altın rezervlerinin rolü likidite yönetiminde kritik bir unsur olarak sürüyor. Bankaların Merkez Bankası ile swap işlemlerine yönelik talep yeniden artarken, operasyonların hacmi ve vadesi piyasa koşullarına göre ayarlanabilir durumda tutuluyor. Sonuç olarak, tüm uygulamalar fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla yürütülüyor.