ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’a yönelik operasyonların ardından savaşın sonlanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın nasıl yeniden açılacağına dair görüşlerini paylaştı. El-Cezire’ye konuşan Rubio, ABD-İsrail saldırıları sonrası İran’daki bazı kişilerle dolaylı temasların sürdüğünü, aracı kanallar üzerinden mesajlaşmaların ve bazı doğrudan görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Operasyonlar tamamlandığında Hürmüz Boğazı’nın “bir şekilde açılacağını” ifade etti ve İran’ın boğazı kapatması halinde ciddi sonuçlarla karşılaşacağını vurguladı.
Rubio, Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı üzerinden her zaman diplomasiyi ve sonuç almayı hedefleyen bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. ABD’nin rejim değişikliği yönündeki tercihini sürdürdüğünü ve bu ihtimal doğarsa bunun değerlendirileceğini de belirtti. İran’da kimin iktidarda olduğundan daha çok karar mekanizmalarının nasıl işlediğinin belirsizliğine dikkat çekti.
Nükleer program hakkında çağrı rublesinde altı çizildi: İran’ın yeniden nükleer çalışmalara son vermesi gerekir ve insansız hava aracı ile füze programını kısıtlaması hayati. Ancak gelecekte İran’ın nükleer enerjiye tamamen kapalı kalamayacağını da belirtildi. Rubio, mevcut yönetenlerin göz önünde bulundurulduğunda istikrar için en güvenli yolun, İran’ın bu füze ve insansız hava aracı kapasitesini kendi altyapısına ve sivillere yönelik tehdit olarak kullanmasını engellemek olduğuna işaret etti. Gelecek 5 yıl, 3 yıl gibi kısa vadede daha fazla füzeye ve İHA’ya sahip olmanın zararlı sonuçlar doğuracağını ifade etti; bu durum komşularına ve bize karşı potansiyel tehditleri artırırdı.
Trump’ın 2018’de JCPOA’dan ayrılmasının ardından, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran’ın nükleer programını sınırlama hedefi siyasi gündemin merkezindeydi.





































































































