Piyasalar, küresel devlet tahvillerinin değerinde gerileme işaretleri gösterirken mali harcamalar ve yeni jeopolitik gümrük vergisi tehditleri baskıyı sürdürdü. Pazartesi günü ABD’de federal tatil nedeniyle kapalı olan mercado, Asya tarafında 10 ve 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirilerinin en az dört baz puan yükseldiğini kaydetti.
Grönland üzerinden atılan kararlar ve ticaret politikaları, yatırımcı güvenini sarsan belirsizlikleri büyüttü. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma fikrine paralel olarak bazı Avrupa ülkelerine gümrük vergisi uygulama planı, yönetiminin öngörülemezliğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bu gelişme, mali piyasalar üzerinde baskıyı artırırken, erken seçim ve vergi indirimi tartışmalarının sürdüğü Japonya’da da tahvil piyasalarını etkiledi; 40 yıllık tahvil getirisi, 2007’den bu yana ilk kez yüzde 4 seviyesine yaklaştı. Ayrıca 20 yıllık Japon devlet tahvillerinin iadesi, talebin 12 aylık ortalamanın altında kalmasıyla temkinli duruşu destekledi.
Avustralya ile Yeni Zelanda tahvilleri değer kaybederken, Alman vadeli tahvil sözleşmeleri de gerileme yaşadı. Nomura Australia Ltd.’nin kıdemli faiz stratejisti Andrew Ticehurst, “Küresel devlet tahvili eğrilerinin uzun ucunun kırılgan göründüğü” görüşünü dile getirerek, Fed’in bağımsızlığına yönelik tehditler, BlackRock CIO’su Rick Rieder’ın başkanlık olasılığına dair spekülasyonlar ve Grönland konusundaki gümrük vergileriyle ilgili olası bir bütçe kaygısının belirsizliği artırdığını belirtti. “Bütçe dengesindeki endişeler ve jeopolitik belirsizlikler, getiriler üzerinde baskı kurmaya devam ediyor” şeklinde yorum yaptı.
İşleri daha da hareketlendiren bir başlık, Grönland hamlesinin satış spekülasyonlarını tetiklediği yönünde. Avrupa ülkeleri, kamu sektörü fonlarında bulunan trilyonlarca dolarlık ABD tahvili ve hisseye sahip oldukları için, bu varlıkları satma ihtimali üzerinden baskı altında kaldılar. Bu durum, ABD’nin yabancı yatırımcı bağımlılığı nedeniyle borçlanma maliyetlerini artırabilir ve piyasaları aşağı yönlü etkileyebilir. Bloomberg MLIV’den Garfield Reynolds, “Küreselleşmenin parçalanması hız kazanabilir; savunma, sosyal yardım ve enerji altyapısı harcamalarını finanse etmek için tahvil satışlarının artacağına dair endişeler büyüyor” yorumunda bulundu. Merkez bankalarının nakit faiz oranlarını daha fazla düşürme konusunda isteksiz kaldığı bir ortamda devlet tahvilleri, jeopolitik fırtınalardan doğrudan korunma aracı olarak öne çıkmıyor.





































































































