Global Banking Risk Management Report 2026, EY ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) işbirliğiyle dünya genelinde 31 ülkeden 101 bankayı kapsayacak şekilde yürütülen bir çalışma sonucunda paylaşıldı. Üst düzey risk yöneticileri (CRO) için mevcut ve geleceğe dönük kritik zorlukları özetleyen bulgular, geleneksel riskler ile teknoloji kaynaklı risklerin aynı anda baskın hale geldiğini gösteriyor. Yatırım yapan bankalar, kredi ve finansal suç gibi klasik risklerin yeniden güç kazandığını bildirirken, siber tehditler, dijital dolandırıcılık ve yapay zekanın hızlı benimsenmesi süreçleri için denetimlerin artması gerektiğini vurguluyor. Jeopolitik gerilimler ve değişen düzenleyici yaklaşımlar, risk yönetimi gündeminin hızla çeşitlenmesine yol açıyor. Temel olarak finansal olmayan risklerin baskınlığı azalmazken, kredi riski %62 oranında belirgin bir başlık olarak dikkat çekiyor; bu artış, temerrüt ve bankaların dış finansal kuruluşlardan gelen rekabet baskılarıyla destekleniyor.
Araştırmada ayrıca siber güvenliğin bankalar için kısa vadeli kritik risk alanı olmaya devam ettiği ve CRO’ların ileri teknolojilere öncelik verme eğilimini sürdürdüğü ortaya konuyor. Ancak yapay zekanın risk fonksiyonunda kullanımı hâlâ başlangıç aşamasında sayılıyor; dolayısıyla olası faydaların tam olarak elde edilmesi için kalıcı bir yol haritası gerekiyor. Yapay zeka uygulamaları, dolandırıcılık tespiti ve finansal suçlar, siber ve operasyonel risk izleme ile kredi ve piyasa risk modelleri gibi alanlarda odaklı bir biçimde değerlendiriliyor. Aynı zamanda veri kalitesi ve erişilebilirliğinin yüksek bir engel olduğu belirtiliyor; yöneticilerin yaklaşık dörtte üçü bu konuda kayda değer bir iyileştirme talebinde.
Gelecek dönemde, yapay zekanın özellikle dolandırıcılık tespiti, siber risk izleme ve kredi modelleme süreçlerinde daha yoğun kullanılması öngörülüyor. Bankacılık sektöründeki yöneticiler, yapay zeka, veri ve dijital becerilere olan ihtiyacı hızla artırıyor. Ancak CRO’ların üçte biri, önümüzdeki üç yılda risk ekiplerinin küçüleceğini öngörüyor; bu oran, geçen yılın 1/6’lık seviyesinden yükselmiş durumda. 2024 yılında işe alım hızının artacağı öngörüsü bu yıl %49’a geriledi. Dijital yetkinlikler ve uyum sağlama becerileri, risk ekipleri için kilit yetkinlikler olarak öne çıkıyor.
Manuel iş süreçlerinin otomasyonu ve insan–yapay zeka hibrit rollerinin yükselişi, yöneticilerin önemli beklentileri arasına yerleşiyor. Veri ve yapay zeka becerilerinin geliştirilmesi, artan iş yükünü karşılamak adına önceliklidir. Dijital varlıklar konusundaki riskler de büyümeye devam ederken, bankaların çoğu hâlâ dijital varlık stratejisine sahip olmadığını belirtiyor. Strateji odakları, müşteri maruziyeti ve dijital varlık hizmetleriyle sınırlı kalıyor; bu konularda derinleşme sağlanması gerekiyor. Bu süreçte, yaygın ve güvenli yapay zeka kullanımını sağlamak, dijital becerileri yüksek hibrit ekipler kurmak ve senaryo planlamasını güçlendirmek temel üç öncelik olarak öne sürülüyor.
EY Türkiye’nin görüşleri doğrultusunda Levent Atakan, küresel trendler ile Türkiye’nin benzer bir görünüm sergilediğini belirtiyor. Artan kredi riski ve finansal suç baskısı, daha entegre ve veri odaklı risk yönetimi yaklaşımını zorunlu kılıyor. Yapay zeka ve ileri analitiğin, doğru veri altyapısı ile birleştiğinde risk fonksiyonunun etkinliğini artıracağına işaret ediliyor; ancak bu dönüşümün başarılı olabilmesi için yönetişim, etik çerçeve ve insan kaynağı konularında da hızlı gelişim şart. CRO’ların rolü, yalnızca riskleri kontrol etmekten çıkıp, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir ortak halini alacak.
Operasyonel savunma hatlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan EY Türkiye Finansal Risk Yönetimi Hizmetleri Şirket Ortağı Ezgi İvecan ise, değişken piyasa koşulları altında temerrüt riskinin artmasının portföy yönetimini dinamik ve ileri analizlerle zora soktuğunu belirtiyor. Ayrıca finansal suç ve dijital dolandırıcılık riski, bankaların teknolojik ve operasyonel savunmalarını yeniden yapılandırmasını zorunlu kılıyor. Yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri faydalı olsa da veri bütünlüğü en kritik başarı faktörü olarak devam ediyor. Gelecek dönemde finansal risk yönetimi, uyum sağlama görevini aşan, bankaların dayanıklılığını ve rekabet gücünü güçlendiren stratejik bir alan olacak. Bu nedenle CRO’ların teknoloji, veri ve insan kaynağı yatırımlarını eş zamanlı olarak artırması kritik önem taşıyor.





































































































