• YARIM ALTIN
    23.717,00
    % -0,14
  • AMERIKAN DOLARI
    43,7738
    % 0,01
  • € EURO
    51,7276
    % 0,15
  • £ POUND
    59,3025
    % 0,15
  • ¥ YUAN
    6,3514
    % 0,00
  • РУБ RUBLE
    0,5708
    % 0,01
  • BITCOIN/TL
    2902618,533
    % -1,74
  • BIST 100
    14.259,90
    % 0,23

JESDER Örgütlenmesiyle Türkiye’nin Jeotermal Enerji Potansiyeli ve Gelecek Vizyonu

JESDER Örgütlenmesiyle Türkiye’nin Jeotermal Enerji Potansiyeli ve Gelecek Vizyonu

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) tarafından düzenlenen 9. Türkiye Jeotermal Kongresi, iki gün süren yoğun bir programla katılımcıları bir araya getirdi. Kongre, Türkiye’nin jeotermal enerji kaynaklarının araştırılması ve geliştirilmesine uluslararası düzeyde yenilikçi bakış açıları kazandırmak amacıyla mühendisler, bilim insanları, akademisyenler, yatırımcılar, tedarikçiler ve kamu-özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

Tancan, açılış konuşmasında jeotermal enerjinin sürdürülebilir kalkınmanın ve yerli üretimin kilit unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Ayrıca, jeotermal santrallerin baz yük olarak kullanılabilir olması nedeniyle bu enerji kaynağının diğer yenilenebilir seçeneklerle kıyaslandığında daha güvenilir bir konuma sahip olduğuna dikkat çekti. Tancan, “2004’te 15 megavatlık sembolik bir kurulu güce sahip olan ülkemizin, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 1800 megavat kapasiteye ulaştığını” ifade ederek, yenilenebilir enerji alanında ilerlemeyi sürdürme kararlılıklarını bir kez daha vurguladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında jeotermal projelere desteğin sürdürülmesini beklediklerini belirten Tancan, “Bu desteğin karşılığı olarak şirketlerimizin, potansiyeli belirgin şekilde yükseltmek adına aramaların yoğunlaştırılması ve derin sondaj hedefli aramaların artırılması gerekir” dedi ve keşiflerle yeni sahaların bulunmasının önemi üzerinde durdu. Ayrıca, jeotermal kaynakların enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması ve seracılık gibi alanlarda entegrasyonuyla yaygınlaşmasının önemine işaret etti. “Jeotermal sektörünün bugünün değil, gelecek nesillerin enerji güvencesi olduğuna inanıyoruz; bu zenginliği bilimsel düşünce, çevresel sorumluluk ve ekonomik vizyonla yönetmeliyiz” şeklinde konuştu.

Tancan, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda yerli, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarını her düzeyde değerlendirme hedeflerini yineledi ve jeotermal bilginin, mühendislik kapasitesinin ve yatırım gücünün bu hedeflere ulaşmada en önemli teminat olduğuna vurgu yaptı. “Jeotermal enerji, yenilenebilir enerji dönüşümünde güçlü bir konumda” ifadesiyle desteklenen vizyon, sektörün bu alanda oynayacağı kritik rolü ortaya koydu.

JESDER Başkanı Ufuk Şentürk ise jeotermal enerjinin düşük karbon izi ve kesintisiz üretim kapasitesiyle Türkiye’nin iklim hedeflerine ulaşmada stratejik bir araç olduğuna dikkat çekti. “Türkiye, jeotermal potansiyeli ve yatırım tecrübesiyle yenilenebilir enerji dönüşümünde güçlü bir konumda bulunuyor; kamu-özel sektör iş birliği bu başarının temel taşıdır” dedi. Şentürk ayrıca COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesinin, iklim hedefleri ve yerli, düşük karbonlu kaynaklardaki güç için uluslararası platformda önemli bir fırsat yaratacağını ifade etti. Jeotermal enerjinin bu süreçte baz yük özelliğini sürdürmesi ve geliştirme potansiyelinin vurgulanması gerektiğini belirten Şentürk, kamu kurumları ve paydaşlarla yakın iş birliğini sürdürmenin önemini vurguladı.