Hürmüz Boğazı üzerinden tanker geçişlerine dair belirsizlikler sürerken, Mayıs ayı için yeni bir stok salımı seçeneği üzerinde düşünülüyor. Bu karar, yaklaşık 20 günlük tüketime karşılık gelecek bir petrol stoğunu kullanıma almayı hedefliyor ve ülkenin ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan Orta Doğu kaynaklarını korumaya yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Mart ayı sonlarında başlatılan ulusal rezerv salımı, Uluslararası Enerji Ajansı ile koordineli bir çabanın parçasıydı ve toplamda rekor seviyede 400 milyon varillik bir petrol ve yakıt salımını içeriyordu. Bu süreç kapsamında Japonya, piyasaya yaklaşık 80 milyon varil sunmayı planlıyor; bunların 54 milyon varili ham petrol, 26 milyon varili ise petrol ürünlerinden oluşuyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, rezervleri ilk kez kullanıma soktukları dönemde UAE İcra Direktörü Fatih Birol’dan gerekirse ek bir petrol salımı için hazırlıklı olmayı istemişti. Ülkenin petrol ithalatının yaklaşık %95’ini Orta Doğu’dan ve büyük ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirmesi, piyasalarda tarihsel olarak en büyük arz kesintilerine karşı karşı karşıya olduğunu göstermektedir.
Bu adımlar, enerji piyasalarında kırılganlığı azaltmayı ve uzun vadeli arz güvenliğini güçlendirmeyi amaçlarken, küresel petrol dengeleri üzerinde de belirgin etkiler yaratabilir.





































































































