İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen gemilerden ücret alınması girişimi, kripto para kullanımıyla ödemelerin hızlandırılması ve banka dışı işlemlerin akışkanlığı açısından dikkat çekiyor. DRİ veya uluslararası finansal ağlar dışındaki işlemler, ödemelerin gelecekte durdurulmasını zorlaştırabilir; bu da yetkililerin söz konusu ödemeleri kesintisiz sürdürme niyetini etkileyebilir.
TRM’nin bulguları, dijital para hareketlerinin hızını ve sınır ötesi geçişlerin hızlı doğasını vurguluyor. Bu özellikler, devlet düzeyindeki yaptırımlardan kaçma çabalarını kolaylaştırma potansiyeline sahip olarak değerlendiriliyor. Raporda, kripto para biriminin bu bağlamda kritik bir araç olarak kullanıldığına dikkat çekiliyor.
Arabulucular ve gemi brokerleri, İran’ın yükümlü olduğu ücretleri kripto para birimi ya da Çin yuanı üzerinden ödemeyi talep ettiğini belirtiyor. Nakliye operatörleri için bir süper tanker başına ödenecek miktarın yaklaşık 2 milyon dolar seviyelerine varabildiği ifade ediliyor.
TRM’nin açıklamasına göre, İran Çin’in Kunlun Bankası aracılığıyla bu ödemeleri kabul edebiliyor ve transferler Swift’e alternatif olarak geliştirilen Çin’in Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS) üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu süreç, uluslararası finansal yaptırımların dolaşımında yeni mekanizmaların devreye girdiğini gösteriyor.
Geçmişte ABD, 2012 yılında Kunlun Bankası’na yönelik yaptırımları, İranlı bankaların milyarlarca dolarlık işlemlerine olanak sağladıkları gerekçesiyle uygulamıştı. Banka ise bu yaptırımların uluslararası ilişkiler ilkelerine aykırı olduğunu savunmuştu.
Özetle, İran’ın gemi ücretleri için kripto para ve CIPS tabanlı transferler, küresel finansal akışlarda yeni bir etkileşim dinamiği yaratıyor ve bu dinamik, yaptırımların uygulanabilirliğini ve gözetimini yeniden düşünmeye zorluyor.





































































































