Mart ayında FOMC toplantısında faizler mevcut aralıkta kalırken, toplantı tutanaklarında üyelerin 2026 sonuna kadar olası indirimler konusunda farklı bakış açılarına sahip oldukları görüldü. Orta Doğu’daki gerilimler ile bu belirsizlikler, ekonomide etkilerin nasıl yansıyacağı konusunda paydaşları temkinli bir tutuma yönlendirdi. Birçok katılımcı, enflasyon hedeflenen düşüş gösterdiğinde federal fon oranı hedef bandını yeniden düşürmenin uygun olabileceğini belirtmiş olsa da, bazı yetkililer enflasyon hedefinin üzerinde kalması durumunda faiz artışına ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti. Bu aşamada, gözler savaş risklerinin ekonomiye etkisine odaklanmaya devam ediyor.
Tutanaklar, 17-18 Mart’taki toplantının mevcut faiz oranı ile sonuçlandığını ve karar sürecinde çoğunluğun enflasyonun yönünde belirgin bir baskı oluşturması halinde hareket etme konusunda dikkatli olduğunu gösterdi. Son faiz indiriminin 10 Aralık 2025’te 25 baz puan şeklinde yapıldığı hatırlatılıyor. FED’in açıklamaları Inflation, Interest Rate ve US Government etiketleriyle öne çıkarken, piyasalarda belirsizlikler sürüyor. Kripto varlıklar için ise genelde faizlerin düşmesiyle likiditeye erişimin artması nedeniyle olumlu bir katalizör olarak görülüyor; fakat bu alanda görüş farklılıkları hâlâ devam ediyor.

İşgücü piyasasındaki riskler de dikkate değeri taşıyor. Tutanaklarda, düşük net iş yaratma oranlarının mevcut durumda işgücü piyasasını savunmasız kılabileceği uyarısına yer verildi. Powell’ın 18 Mart basın toplantısındaki açıklamaları da önümüzdeki toplantıların takviminin netleşmesini sağlayacak önemli göstergeler olarak öne çıktı. Şu anki verilere göre, faiz indirimi olasılığı yaklaşık %20,4 seviyesinde, artış ihtimali ise %2,4 civarında değerlendiriliyor. Bu belirsizlik, küresel jeopolitik gerilimlerle birleşerek yatırımcıları temkinli bir tutum sergilemeye itiyor. Önümüzdeki dönemde enflasyon ve Ortadoğu gelişmeleri yakından izlenecek.





































































































