Birleşik bölgeler için yayımlanan ekonomik güncellemeler, çatışmaların enerji maliyetleri üzerinde sürükleyici etkisini ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik belirsizliği artırdığını vurguluyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Afganistan ve Pakistan ile Güney Asya dahil olmak üzere geniş bir alanda büyüme oranları, iç talep ve yatırım görünümünü etkileyen çevresel etkenlerle karşı karşıya kalıyor.
Rapora göre, Orta Doğu’da enerji maliyetlerindeki artışlar tüketici harcamalarını sınırlarken, belirsizlikler yatırımları baskılıyor. Bölgede 2025 için yüzde 2,6 olan büyüme projeksiyonu, 2026’da yüzde 2,1’e gerilemesi bekleniyor; enerji arzı ve maliyetler, bu görünümü belirleyen ana kırılgan etkenler arasında yer alıyor. Ocak ayında açıklanan büyüme tahminleri ise yüzde 2,2 olarak kayda geçmişti. Bölgedeki aşağı yönlü riskler, çatışmanın uzaması halinde küresel enerji ve gübre piyasalarını olumsuz etkileyerek bölgesel büyümeyi daha da zayıflatabilir ifadesi raporda öne çıkıyor.
Türkiye ekonomisine dair öngörüler ise 2026’da yüzde 2,8 büyüme beklentisini içeriyor. 2025 için yüzde 2,8, 2027 için ise yüzde 4,4 büyüme projeksiyonları daha önceki Ocak tahminlerinde yer almıştı. Rapor, Türkiye’nin iç talep dinamikleri ve yatırım ortamı açısından gelecek dönemde belirleyici rol oynayacağını belirtiyor.
Iran hariç bölgedeki büyüme tahmininin ise yüzde 1,8’e gerilemesi öngörülüyor. Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan için güncelleme, çatışmaların enerji arzı ve finansal piyasalar üzerindeki etkisinin bölgesel aktörlerin büyümesini nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. KİK ülkeleri ve Irak’taki büyüme beklentileri, 2025’ten 2026’ya geçerken önemli aşağı yönlü revizelerle karşılaşmış durumda.
Riskler ve olası senaryolar kapsamında çatışmaların uzaması, enerji ve gıda fiyatlarında yükselişe yol açabilir; bu durum ticaret, turizm ve işçi dövizleri akışını da olumsuz etkileyebilir. Enerji ile gıda maliyetlerindeki artışlar, özellikle kırılgan haneler ve kaynak sınırlamaları olan bölgelerde en çok baskı yapan unsurlar arasında yer alıyor.
Doğu Asya için rapor, 2026’da dış şoklar nedeniyle büyümenin ivme kaybedeceğini gösteriyor. Enerji kaynaklarındaki küresel şoklar, ticaret engelleri ve iç piyasalardaki süregelen zorluklarla birleşince, bölgenin 2025’teki yaklaşık %5 büyümesinden 2026’da %4,2’ye düşüş bekleniyor. Bölgenin en büyük ekonomisi Çin’de ise iç talep zayıflığı ve emlak sektöründeki kırılmalar büyümeyi bastırıyor ve 2026’da %4,2’ye gerilemesi, 2027’de ise %4,3 seviyesine yükselmesi öngörülüyor.
Güney Asya için öngörü, küresel enerji piyasalarındaki aksaklıklar nedeniyle 2025’teki %7 büyümenin 2026’da %6,3’e düşmesi yönünde. Bölgenin toparlanması devam ederken, 2027’de %6,9’a ulaşması ve Hindistan’ın güçlü talep, ticaret anlaşmaları ve tarife indirimleri sayesinde büyümeyi yürütmesi bekleniyor.
Sahra Altı Afrika için rapor, küresel şokların etkisini üzerinden atlatamayan bir dönemde toparlanmanın ivmesini kaybettiğini vurguluyor. Orta Doğu’daki çatışmalar, borç servis yükleri ve yapısal sorunlar bölgede büyüme ve istihdam yaratma kapasitesini baskılıyor. 2026’da büyümenin yaklaşık %4,1 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Yükselen yakıt, gıda ve gübre maliyetleri ile sıkılaşan finansal koşulların en kırılgan haneler üzerinde olumsuz etkileri sürecek riskler arasında sayılıyor.





































































































