Çin Merkez Komitesi Politbürosu’nun güncel toplantı gündemi, konut sektörüne ilişkin yeni teşvik paketlerinin duyurulup duyurulmayacağı üzerindeki belirsizliği azaltmayı hedefliyor. Ülkede son dönemde gayrimenkul piyasasında görülen daralma, ekonomik göstergelerde bir kırılma yaratma potansiyeli taşıyor. Konut talebinin zayıflaması, yalnızca emlak sektörünü değil, yan sanayi ürünlerini de etkilemeye devam ediyor ve konut sektörünün ekonomideki kilit rolü nedeniyle bu durum tüm büyüme görünümünü etkileyebiliyor.
Gelişmekte olan bu durum, 2015 itibarıyla Gayri safi yurtiçi hasıla içinde yaklaşık %30 paya sahip olan konut sektörünün, daralan emlak piyasasıyla birlikte yaklaşık %15 seviyelerine gerilediğini gösteriyor. Hükümetin sektöre doğrudan finansal destek vermekten ziyade iç tüketimi canlandırmaya odaklandığı belirtilse de, konut piyasasının yeniden istikrara kavuşması kayda değer bir öncelik olarak görülüyor.
Önceki önlemlerin etkisi zamanla zayıflıyor Analistler, son aylarda konut fiyatlarında düşüş hızının yeniden yükseldiğini aktarıyorlar. Özellikle ikinci el konutlarda aylık düşüşün yüzde 0,65 civarında gerçekleştiğini belirten uzmanlar, fiyatların birkaç yıllık aralıksız gerilemesini hatırlatıyorlar. Politbüronun 2024 sonuna doğru görev başına gelmesi ve ev fiyatlarındaki düşüşü durdurma hedefinin öncelikli bir görev olarak öne çıktığı düşüncesi de dile getiriliyor. Ardından yerel yönetimlerin konut stokunu devralması gibi adımlar da atılsa da, bu önlemlerin zamanla etkisini kaybettiği belirtiliyor.
Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde Pekin’in konut kredisi faizlerini destekleyebilecek adımlar atması bekleniyor. Mevcut durumda konut kredileri ilk ev alacaklar için yaklaşık %3 civarında seyrediyor. Uzmanlar, faiz oranlarının düşürülmesinin sektörü canlandırabileceğini öne sürüyor; bazıları ise etkiyi tüketici güveninin toparlanmasına bağlıyor. En kritik soru, faiz oranlarının hangi seviyeye kadar düşürülebileceği olarak öne çıkıyor. Analistler, %2 veya hatta %1,5 seviyelerinin bile etkili olabileceğini söylüyorlar, ancak bunun ötesinde tüketici güveninin güçleneceği bir güven ortamının gerekliliğine vurgu yapılıyor.
Beklentiler ve piyasa odakları deflasyon baskısı altındaki tasarruf sahiplerinin harekete geçme eğiliminin zayıfladığına işaret ediyor. Teşvik paketinin demir ve çelik gibi temel emtia kalemlerinde de etkili olması muhtemel görülüyor; bu da metal piyasalarının dikkatinin Pekin’e çevrilmesini gerektiriyor. Yetkililerin toplantı takvimi ve uygulanabilir politika değişiklikleri konusundaki resmi açıklamaları sabırsızlıkla bekleniyor, çünkü herhangi bir teşvik paketinin hızlı hayata geçmesi, tüketici güvenini güçlendirme potansiyeline sahip.


































































































