ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, BM Güvenlik Konseyi toplantısında İran’a uygulanan yaptırımların denetiminde 1737 Yaptırımlar Komitesi’nin işlevini koruması gerektiğini vurguladı. Rusya ve Çin ise ABD’yi 2015 nükleer anlaşmasından yasa dışı ve tek taraflı olarak çekilmekle suçlayıp, komitenin çalışmalarının engellenmesini eleştirdi. Konsey, İran’a yönelik yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağı konusunu görüşmek üzere bir araya geldi.
Waltz, Rusya ve Çin’in komitenin çalışmalarını engellemesini “kötü niyetli” olarak nitelendirdi ve hem Rusya’nın hem de Çin’in BM kararlarını ihlal ederek İran ile askeri ticaretini sürdürdüğünü savundu. Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın füzeleri, insansız hava araçları ve nükleer programına karşı dünyayı korumak için baskıyı sürdüreceğini söyledi.
Rusya’nın eleştirisi Russian Federation’s Permanent Representative Vassily Nebenzia, ABD’nin söz konusu komitenin yeniden faaliyete geçmesini meşrulaştıracak hukuki dayanağı olmadığını ileri sürdü. Nebenzia, 1737 Komitesi’nin yeniden kurulması konusunun uluslararası hukukta bir temeli olmadığını belirtti ve ABD ile bazı Batılı ülkelerin İran karşısındaki kararları yeniden ele alma çabalarını eleştirdi. Ayrıca ABD’nin JCPOA’dan yasa dışı ve tek taraflı olarak çekildiğini hatırlatarak diplomatik çözümlere olan olası engelleri vurguladı.
İran nükleer krizine dair ABD savı Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise 1737 Yaptırımlar Komitesi hakkında yorum yapmayacağını söyledi. Fu, Konseyi belirli ülkelerin siyasi hesaplar için kullanmaması gerektiğini belirtti ve ABD ile İsrail’in askeri operasyonlarını derhal durdurmaları, IAEA’nin güvence kapsamındaki İran tesislerine saldırmaktan kaçınmaları ve Orta Doğu’da gerilimi artırmaktan sakınmaları gerektiğini dile getirdi. Fu, İran nükleer krizinin tetikleyicisinin ABD’nin JCPOA’dan tek taraflı çekilmesi olduğu görüşünü yineledi ve bölgedeki çatışmaların tüm dünyaya yayılmaması için diplomatik çözümlerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1737 sayılı kararıyla kurulan Yaptırımlar Komitesi’nin faaliyetleri, geçmişte 2231 sayılı kararın uygulanmasıyla askıya alınmıştı. Ancak konunun güncellenmesi bağlamında ABD-İran arasında devam eden müzakereler ve bölgesel güvenlik dinamikleri nedeniyle süreç yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Haziran 2025 civarında İran’ın UAEA ile askıya alınan işbirliğini yeniden ele aldığı ve İsrail ile ABD’nin saldırılarının ardından Tahran’a yönelik yaptırımların yeniden devreye alınması süreci konuşuldu. Zaman zaman konunun uluslararası hukuk ve güvenlik bağlamında yeniden değerlendirildiği bu toplantılar, ülkelerin İran politikalarını ve bölgesel dengeleri nasıl etkilediğini gösteriyor.





































































































