Katılım finansı odaklı endeksler, Borsa İstanbul’da BIST Katılım 30, BIST Katılım 50, BIST Katılım 100, BIST Katılım Tüm ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım gibi seçeneklerle yatırımcılara yeni olanaklar sunuyor. Listelenen şirketlerden, katılım kriterlerini karşılayanlar BIST Katılım Tüm Endeksi’ne dahil oluyor ve bu kapsamda en yüksek likidite ve piyasa değeri olan hisseler, BIST Katılım 100, 50 ve 30 endekslerinde hesaplamalara yön veriyor.
Geçen yıl BIST Katılım 100 Endeksi, reel getiride yaklaşık %35’lik bir yükseliş kaydederken, BIST Katılım 50 ve 30 endeksleri sırasıyla %31,9 ve %25,9 artış gösterdi. Ayrıca BIST Katılım Tüm Endeksi %35,1 ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım Endeksi %20,4 oranında yükseldi.
İslami finans prensiplerine uygun hisselerden oluşur Diyen Katılım Emeklilik Fon Operasyonları, Varlık Yönetimi ve Ekonomik Araştırmalar Direktörü Fatih İlker Yiğit, endekslerin performansının yalnızca getiri hikayesi olmadığını; varlığa ve reel ekonomiye dayalı bir finansal yaklaşımın nasıl işlediğini de gösterdiğini belirtti. Yiğit, BIST Katılım 100 Endeksi’nin geçen yıl yaklaşık %35’lik yükselişle kapanmasının özellikle enflasyon ortamında yatırımcılar için dikkat çekici olduğunu ifade etti ve şu açıklamayı ekledi: “Bu endeks, enflasyona karşı reel getiri sağlayabilen, varlığa dayalı ve etik çerçevesiyle sürdürülebilir yatırım fırsatları sunan bir performans ortaya koydu.” Endeksteki şirketlerin çoğunun reel üretim ve ticaret odaklı olması, katılım finans prensiplerinin piyasa performansını güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Endeks bileşenlerinin seçimi konusunda Yiğit, şirketlerin Borsa İstanbul ile Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Danışma Kurulu’nun belirlediği kriterlere göre belirlendiğini hatırlatarak; faizli borçların piyasa değerine oranının %33’ü aşmaması, faiz getirili nakit ve menkul kıymetlerin oranının %33’ün altında kalması ve helal olmayan faaliyet gelirlerinin toplam gelirin %5’ini geçmemesi gibi kriterlerin esas alındığını ifade etti. Ayrıca alkol, kumar, tütün, domuz ürünleri ve faizli finansman gibi sektörlerin endeks dışında tutulduğunu belirterek, endeksin borçluluğu sınırlı, reel üretim ve ticarete dayalı, etik standartlara uygun şirketlerden oluştuğunu vurguladı.
İlginin artması ise katılım endekslerine duyulan talebin canlı kalmasına yol açıyor. Yiğit, yatırımcıların iki ana gruptan meydana geldiğini söylüyor: biri faizsiz finans ilkelerine duyarlı tasarruf sahipleri ve katılım bankacılığı ile fonlarının gelişmesiyle bu kitle büyüyen bir yatırımcı profiline dönüştü; diğeri ise geleneksel yatırımcılar olup getiri ve risk dengesinin cazipleşmesiyle katılım hisselerine yöneldi.
Geleceğe dair öngörüler Yiğit, endekslerin geleceğine dair makroekonomik çerçeve ve katılım finansın yapısal özelliklerini birlikte değerlendirmenin önemli olduğuna vurgu yapıyor. Nokta tahminlerinin belirsizlikler nedeniyle her zaman sağlıklı olmadığını belirten uzman, mevcut koşullarda katılım endeksinin BIST geneline göre zaman zaman pozitif ayrışma potansiyelinin devam edeceğini ifade ediyor. Ayrıca yatırım kararlarında şirket bazlı analiz ve risk yönetiminin daima önde tutulması gerektiğini vurguluyor.


































































































