• YARIM ALTIN
    20.692,00
    % -0,17
  • AMERIKAN DOLARI
    43,1388
    % 0,21
  • € EURO
    50,2459
    % -0,08
  • £ POUND
    57,9216
    % -0,16
  • ¥ YUAN
    6,1834
    % 0,30
  • РУБ RUBLE
    0,5484
    % 1,81
  • BITCOIN/TL
    3894334,338
    % -0,19
  • BIST 100
    12.200,95
    % 0,93

BIST 100 Rallisi: Enflasyon Yolda Piyasayı Yukarı Taşıyor, Yapısal Reformlar ve Risk Yönetimi Öne Çıkıyor

BIST 100 Rallisi: Enflasyon Yolda Piyasayı Yukarı Taşıyor, Yapısal Reformlar ve Risk Yönetimi Öne Çıkıyor

2026 yılının ilk haftasında BIST 100 endeksi, iç dinamiklerin olumlu işaretler vermesiyle yeni zirvelere ilerledi. Yıla 11.296,52 puandan başlayan endeks, haftayı da rekor seviyeden kapatmayı başardı. Geçen haftaya göre finansal kiralama ve faktoring sektörü öncülüğünde kaydedilen yaklaşık %6,1’lik artışla 12.200,95 puanla kapanış da dikkat çekti. Dünyaya ilişkin olumlu beklentiler, Fed’in faiz indirimi yönündeki umutlar ve enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyonla mücadelede destekleyici rol oynaması, küresel piyasalarda risk iştahını güçlendirdi.

Türkiye özelinde ise enflasyonun kasım-Aralık dönemi için gerilemesi ve TCMB’nin para politikasında sıkı duruşu, piyasalarda güven katsayısını artırdı. Aralık ayında enflasyon %0,89’luk sürprizaltı seviye kaydederken yıllık enflasyon %30,89’a gerileyerek 49 aylık düşük noktaya ulaştı. Bu görünüm, ilerleyen dönemde faiz indirimine ilişkin beklentileri güçlendirerek borsa üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırdı. Ayrıca bölgesel gerilimlerdeki hafifleme ve Türkiye’nin coğrafi konumundan kaynaklanan faydalar, yabancı sermayenin TL varlıklara talebini destekledi ve borçlanma maliyetlerinde düşüşe yol açtı.

5 yıllık CDS primi 204,5 baz puana inerek Mayıs 2018 sonrası en düşük seviyeyi gördü. Cari işlemler hesabı ekimde 457 milyon dolar fazla verirken dört aylık dönemde toplam pozitif seyrin 8,653 milyar dolar düzeyine ulaştığı kaydedildi. Stratejist Cüneyt Paksoy, AA muhabirine 2026’nın ilk günlerinde TL’nin çeşitli rekorlar kırdığını söyleyerek, 2025’in zorlu bir dönemi geride bırakırken bundan sonra daha geniş bir taban üzerinde iyimserliğin artacağını ifade etti. “2026 için artık toparlanma süreci başlıyor,” diyen Paksoy, enflasyon için %30’ların altını görmek ve baz etkisiyle yaz sonuna kadar %25–26 bandına doğru gerilemenin Merkez Bankası’nın politika faizini de aşağı yönlü çekebileceğini belirtti.

Borsanın yolu uzun olacak. Paksoy, CDS’nin 200 seviyelerine yaklaşması ve düşüş potansiyelinin sürmesiyle rezervlerin yeterliliğinin sorgulanmaktan çıkacağını, ödemeler dengesindeki riski azaltacağını ve kredi notu açısından iyileşmenin ufukta gözüktüğünü vurguladı. Ayrıca banka hisselerinin TL bazında rekora imza atmasının, bankacılık ve bağlı sektörlerde öncü rol oynamaya devam edeceğini ifade etti. Gözler tamamen tahvil tarafında olacak ve göstergeler küçülen faiz baskısının bankacılık hisselerinin performansını destekleyebileceğini gösteriyor.

Doğru hisse ve sektör seçimi Başarının anahtarı olarak paksoy, 2026’da BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 içindeki güçlü şirketlere odaklanmanın önemini vurguladı. Yapısal reformların en çok dikkat çektiğini söyleyen Paksoy, “2026 bir reform yılı ve buna bağlı olarak üretim motivasyonu ile katma değere dayalı büyüme öne çıkacak” dedi. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve Hazine’nin adımlarıyla enflasyonun kademeli olarak düşmesi beklentisi, yatırımcı güvenini artırıyor ve yabancı sermayenin yeniden Türkiye’ye yönelmesini tetikliyor. ABD-Türkiye ilişkilerinde kaydedilecek ilerleme ise fiyatlamalarda olumlu bir sinyal olmaya aday.

Hisse seçimi ve piyasa hedefleri 2026’nın potansiyel kazançlı bir dönem olması beklenirken, sektörel ve hisse bazlı odaklanma kritik. Analistlere göre 12.300 üzerinde 13.000–13.500 bandı ilk hedefler olarak öne çıkıyor; yükselişin sonu için 15.000–17.000 bandı ise yıl sonu potansiyelleri arasında sayılıyor. Kısa vadeli destek seviyelerinin 10.500–10.800 bandında olduğuna işaret eden Paksoy, 10.000 puanın altına düşüşün momentum kaybetme riski doğurabileceğini ifade etti. Dolar bazında BIST 100’ün 271 puanın üzerinde olması, yabancı yatırımcının risk iştahını teyit ederken 285 puanlık direnç bölgesinin aşılması halinde 320 puana kadar yükseliş ihtimalinin doğacağını belirtti. Sanayi sektörü için Merkez Bankası’nın olası faiz indirimlerine bağlı hareketlerin kilit rol oynayacağını vurguladı. Uygulanacak adımların sosyal konut ve diğer projeler aracılığıyla yapısal dönüşüm adımlarına katkı sağlayacağını, taş-tanır ve metal ana sanayi başta olmak üzere yayılmanın güç kazanacağını sözlerine ekledi.