• YARIM ALTIN
    24.144,00
    % 0,05
  • AMERIKAN DOLARI
    43,8898
    % 0,04
  • € EURO
    51,8903
    % 0,12
  • £ POUND
    59,5038
    % 0,01
  • ¥ YUAN
    6,4178
    % 0,25
  • РУБ RUBLE
    0,5712
    % -0,26
  • BITCOIN/TL
    3000677,159
    % 4,63
  • BIST 100
    13.708,28
    % -0,74

Avrupa Rüzgar Enerjisi: 2025 Yıllık Verileri ve 2026–2030 İçin Yol Haritası

Avrupa Rüzgar Enerjisi: 2025 Yıllık Verileri ve 2026–2030 İçin Yol Haritası

Avrupa’daki rüzgar enerjisi kapasitesinin geçtiğimiz yıl önemli bir artış gösterdiğini gösteren WindEurope raporu, toplam kurulu kapasitenin 2025 sonunda 304 gigavata yükseldiğini ortaya koyuyor. Bu artışın büyük bölümünü karasal santraller oluşturdu; karasal ve deniz üstü santrallerden elde edilen paylar gözlemlendi.

Geçen yıl devreye alınan yaklaşık 19,1 gigavatlık yeni kurulumun %90’ı karasal rüzgar enerjisi projelerinden geldi. Karasal kapasite açısından rekor kırılarak 17,2 gigavatlık bir adım kaydedildi. Almanya, 2025 yılında en çok kurulum yapan ülkeler listesinde öne çıkarken, toplam 5,735 megavatlık yeni kapasiteyle zirveye ulaştı. Ardından Türkiye, İsveç, İspanya, Fransa ve Birleşik Krallık sıralamasını takip etti.

Elektrik üretiminde rüzgar enerjisi payı açısından Danimarka %50 ile liderlik ederken, Litvanya ve İrlanda yaklaşık aynı oranda paya sahip olarak onu izledi. Bu dönemde yeni projelere toplam 45 milyar avro yatırım yapıldı ve bu finansmanın önümüzdeki yıllarda yaklaşık 21 gigavat ek kapasiteyi desteklemesi bekleniyor.

İzin süreçleri ve altyapı konuları Raporda, izin süreçlerinin özellikle Almanya dışındaki Avrupa’da yatırım akışını sınırlamaya devam ettiği, diğer ülkelerde ise bu süreçlerin rüzgar enerjisi projelerini büyütme konusunda başlıca engeller arasında olduğuna dikkat çekiliyor. Almanya’da ise izin süreleri 17 aya gerilemiş durumda ve 2025 yılında karasal rüzgar enerjisinde 20,8 gigavatlık kapasite için izin verilmesiyle kayda değer bir rekor oluştu.

Elektrik iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi konusunun, rüzgar enerjisinin yaygınlaşması için kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. Hükümetlerin şebeke yatırımlarını hızlandırması ve bağlantılarda esneklik sağlayan bir yaklaşım benimsemesi gerektiği belirtiliyor; bu yaklaşım, ilk hazır olan, hizmet alır ilkesinden ilk gelen, hizmet alır ilkesine geçişle daha etkili bir şekilde uygulanabilir.