• YARIM ALTIN
    24.543,00
    % 0,17
  • AMERIKAN DOLARI
    43,8548
    % 0,03
  • € EURO
    51,9092
    % 0,03
  • £ POUND
    59,2593
    % 0,03
  • ¥ YUAN
    6,3655
    % 0,00
  • РУБ RUBLE
    0,5726
    % -0,08
  • BITCOIN/TL
    2842059,523
    % -4,03
  • BIST 100
    14.061,71
    % 0,92

Doğu Karadeniz’de Üç İstilacı Türün Birlikte Baskısı: Tarımsal Verim ve Ekoloji Üzerindeki Etkiler

Doğu Karadeniz’de Üç İstilacı Türün Birlikte Baskısı: Tarımsal Verim ve Ekoloji Üzerindeki Etkiler

Doğu Karadeniz bölgesinde, aynı yaşam alanını paylaşan üç istilacı tür tarımsal üretim ve ekosistemde eş zamanlı baskı oluşturuyor. Kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere pek çok üründe kalite ve miktar kaybına neden olurken, yayılım kapasitesiyle üreticilere doğrudan maliyet yükü bindiriyor. Hasat yaklaşırken zararlar artış gösterebiliyor.

Doğu Karadeniz’de Üç İstilacı Türün Birlikte Baskısı: Tarımsal Verim ve Ekoloji Üzerindeki Etkiler

Ağaç Gövdelerine Sızan Tehdit Bölgedeki diğer tehditler arasında yer alan turunçgil uzun antenli böceği, ağaç gövdelerinde galeriler açarak bitkileri zayıflatıyor; bu da kuruma ve verim kaybına yol açıyor. İncelemelerde belirlenen alanlarda karantina tedbirleri uygulanıyor ve enfekte ağaçlar sahadan çıkarılarak yayılımın önüne geçilmeye çalışılıyor.

Geçmiş yıllarda yoğun popülasyonla görülen yalancı kelebek ise doğal düşman baskısıyla baskılanmış durumda. Ancak uzmanlar, türün tamamen ortadan kalkmadığını ve iklim koşulları değiştiğinde yeniden yoğunluk kazanabileceğini belirtiyorlar.

İklim Faktörü ve Yönetim Stratejileri Yetkililer, bölgenin ılıman ikliminin istilacı türler için elverişli bir yaşam alanı oluşturduğunu ifade ediyor. Bu nedenle mücadele, dönemsel değil sürekli ve planlı bir yaklaşım gerektiriyor. Erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları ve biyolojik ajan destekli uygulamaların daha yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Doğu Karadeniz’de Üç İstilacı Türün Birlikte Baskısı: Tarımsal Verim ve Ekoloji Üzerindeki Etkiler

En Etkili Yöntem: Tespit ve Takip Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, mücadelenin temelinin doğru tespit ve düzenli takip olduğuna dikkat çekiyor: “Ülke gündeminde yer alan ve bölgemizi etkileyen üç istilacı tür var: kahverengi kokarca, turunçgil uzun antenli böceği ve şu anda doğal düşman baskısı altında kontrol kaybına uğrayan yalancı kelebek. Ayrıca bölgede yabancı ot sorunları da önemli bir ek yük oluşturuyor.”

Yabancı otlar ve istilacı türler Bölgedeki yabancı ot sorunları da dikkate alındığında, özellikle ‘İt dolahbacı’ olarak da bilinen türler ve yalancı hıyar olarak tanımlanan otlar, istilacı türlerin yaşamını sürdürebilmesi için uygun alanlar sağlıyor. Yaz-kış sert olmayan iklim, istilacıların kolaylıkla tutunmasını ve çoğalmasını kolaylaştırıyor.

İstila karşısında en etkili yaklaşım, önce biyolojik mücadeleyle başlayıp, ardından eradikasyon, kültürel tedbirler ve son çare olarak kimyasal yöntemleri sırayla uygulamaktır. Bu zincirin sürekli ve koordineli uygulanması durumunda başarılı sonuçlar elde edilebileceği ifade ediliyor.