Yaşanan kayıplar ve başarılı sonuçlar arasındaki farklar, çoğu zaman içsel değerlendirmelerimizin bir yansımasıdır. İnsanlar geriye dönük testlerde ve kuramsal alanlarda başarılı görünebilirler; fakat canlı işlem anlarında ya da kalabalık bir grup önünde işlem yaparken aynı performansı ortaya koyamayabilirler. Bu durumun arkasında iki ana psikolojik mekanizma yatıyor: öz benlik algımızla ilgili güven ve kendi davranışlarımızı yönlendiren savunmalar.
Benlik Saygısı Nedir? Kişinin kendi değerini, yeterliliğini ve önemini nasıl gördüğünü ifade eden içsel bir ölçüdür. “Kendimi yeterli görüyorum” ya da “Sevilmeye değerim” gibi inançlar, sosyal etkileşimler ve içsel değerlendirmelerle birleşerek şekillenir. Bu çerçevede hemen her durumda bir tutum değişebilir; özellikle topluluk veya rekabet ortamlarında benlik saygısı yüksek olanlar, zorluklar karşısında daha sağlam bir tutum sergileyebilirler.
Öz Ketleme ve Kendini Gerçekleştiren Kehanet başlıkları altında iki kavramsal çerçeve, bu dinamikleri daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Öz ketleme, bir bireyin başarısızlıktan kaçınmak için bilinçli ya da bilinçsiz olarak işin içine engeller veya bahaneler eklemesi olarak tanımlanır. Bu savunma mekanizması, benlik saygısını korumak amacını güder ve çoğu zaman “hiç denemediğim için başarısız olmadım” şeklinde bir açıklama sunar. Örneğin, potansiyel bir başarısızlığın doğrudan kendisine atfedilmesini engellemek için kişisel yeterlilik yerine çevresel koşulları öne sürer.
Performansın bilinçli olarak sabote edilmesi nasıl işliyor? Başarısızlık ihtimaliyle karşılaşan birey, sorumluluğu üstlenmekten kaçınmak adına girişimleri küçümseyebilir ya da hiç yapmamayı tercih edebilir. Böylece dışsal bir görünüm korunur ve elde edilen sonuçlar, gerçekte olduğundan daha olumlu ya da daha az tehditkâr olarak anlatılabilir. Bu mekanizmanın temelinde, yetersizlik algısının ve bu algıya karşı ortaya çıkan savunmaların yer aldığı söylenebilir.
İşlem geçmişlerinde büyük kayıplar yaşayan traderlarda da benzer dinamikler görülebilir. Geçmişteki zararların tekrarlanmaması için işlem yapmaktan kaçınma, bilinçli ya da bilinçsiz olarak neredeyse bir durgunluk durumu oluşturabilir. Bu süreçte akla gelen bahaneler, “zaman gerekir” veya “piyasa belirsizleşti” gibi algıların altında yatan gerçek amaç olabilir: hataların tekrarlanmaması için kendini güvenceye almak.
Kendini Gerçekleştiren Kehanet ise beklentilerin davranışları yönlendirebileceğini savunur. Bir kişinin “başarısız olacağım” inancı taşıması, bu inancı doğrulayacak eylemlere yönlendirebilir; sonuçta hatalar yapılır ve kehanet doğrulanır. Olumlu yönden bakıldığında, yüksek motivasyon ve doğru yönlendirme ile olumlu sonuçlar da elde edilebilir; bu durumda hedeflenen ilerleme için destekleyici bir yaklaşım devreye girer.
Bardağın hangi tarafına baktığınız hayatınızın yönünü belirler. Benlik saygısına sahip olanlar, kayıpları kabul edilebilir bir süreç olarak görür; öğrenme ve gelişim için bir basamak olarak değerlendirirler. Bu yaklaşım, hatalardan ders çıkarma ve süreç içinde istikrarlı ilerlemeyi teşvik eder. Öte yandan benlik saygısı düşük olanlar, her kaybı kişisel bir başarısızlık olarak genelleyebilir ve duygusal olarak zorlayıcı bir ilerleme kaydı oluşturabilirler. Bu durumda risk alma davranışları da kontrolsüzleşebilir ve ani, dürtüsel kararlar sıklaşabilir.
Peki neler yapabiliriz? Kendinizi tek bir sonuca veya tek bir işlemin sonucuna endekslememelisiniz. Unutmayın ki uzun vadeli başarı, plan ve sisteme bağlı kalmaktan geçer. Kayıpları sadece kayıp olarak görmek ve kendinizi “Başarısız biriyim” şeklinde etiketlemekten kaçınmak önemli. Eleştirel dilinizi daha yapıcı bir hale getirerek, “Neyi gözden kaçırdım?” sorusunu sormaya odaklanın. Abartılı kazançlar peşinde koşmaktan kaçınmak da benlik saygısını korumaya yardımcı olur. Adım adım, gerçekçi hedeflerle ilerlemek motivasyonu yüksek tutar ve istikrar sağlar. Son olarak, başkalarıyla kıyaslama yerine kendi öğrenme hızınıza odaklanın.
İleri Okumalar, Yararlanılan Kaynaklar ve Öneriler bölümünde ise konuyla ilgili daha derin kaynaklar ve öneriler bulunmaktadır. Aşağıdaki liste, konuyu genişleten çalışmalar ve klasik literatürü içermektedir:
- Dr. Brett N. Steenbarger, The Daily Trading Coach
- Baumeister, R. F. (1993). Understanding the inner nature of low self-esteem: Uncertain, fragile, protective, and conflicted.
- Baumeister, R. F., Heatherton, T. F., & Tice, D. M. (1993). When ego-threats lead to self-regulation failure: Negative consequences of high self-esteem.
- Brown, J. D. (1998). Self-development. In The self.
- Higgings, R. L. (1990). Self-handicapping: Historical roots and contemporary branches.
- James, W. (1968). The self. In The self in social interaction.
- Jones, E. E., & Berglas, S. (1978). Control of attributions about the self through self-handicapping strategies: The appeal of alcohol and the role of underachievement. Personality and social psychology bulletin, 4(2), 200-206.
- Kağıtçıbaşı, Ç. (1997). Individualism and collectivism.
- Leary, M. R., Tambor, E. S., Terdal, S. K., & Downs, D. L. (1995). Self-esteem as an interpersonal monitor: The sociometer hypothesis. Journal of personality and social psychology, 68(3), 518.
- Merton, R. K. (1948). The self-fulfilling prophecy. The Antioch Review, 8(2), 193-210.




































































































