• YARIM ALTIN
    23.530,00
    % 1,40
  • AMERIKAN DOLARI
    43,7552
    % 0,21
  • € EURO
    51,9180
    % -0,05
  • £ POUND
    59,5849
    % -0,05
  • ¥ YUAN
    6,3395
    % 0,13
  • РУБ RUBLE
    0,5666
    % 0,21
  • BITCOIN/TL
    2909543,326
    % -1,23
  • BIST 100
    14.180,48
    % 2,85

Binance Türkiye ve Global Yapı: Şeffaflık, Vergi ve Varlık Güvenliği Üzerine Karşılıklı Sorgulamalar

Binance Türkiye ve Global Yapı: Şeffaflık, Vergi ve Varlık Güvenliği Üzerine Karşılıklı Sorgulamalar

Kripto ekosistemindeki tepkilerin yeniden alevlenmesiyle artan şeffaflık talepleri, borsaların işleyiş biçimlerini masaya yatırıyor. Binance TR’nin Türkiye içindeki işlemlerinin gelirinin yabancı konumda oluştuğu ve verilerin yurtdışına aktarıldığı iddiaları, teknik incelemelerin odaklandığı konular arasında yer alıyor.

Traderlar, global platformlar ile yerel borsa kimliği arasındaki bağın nasıl kurulduğunu mercek altına alıyor. Özellikle güvenlik ve operasyonel yapı açısından, merkezileşmiş likidite ve entegrasyon derecesi kritik bir öneme sahip. Bu bağlamda, Binance’in küresel yapılanması ile Türkiye ayağının nasıl ilişkilendiği ve hukuka uygunluğun hangi eksenlerde tartışıldığı öne çıkıyor. Vergi ve rekabet tartışmaları, işlemlerin dış pazarlarda eşleşmesi durumunda komisyon gelirlerinin nerede tahakkuk ettiği sorusunu gündeme getiriyor. Bazı kullanıcılar, Türk TL ile yapılan işlemlerden doğan kazançların Türkiye’de vergilendirilmesi gerektiğini savunurken, mevcut yapı bu gelirlerin yabancı ülkelerde elde edildiği yönünde endişeler yaratıyor.

Kullanıcılar, sosyal medya üzerinden kamuoyuna açılan bu konunun hem kurumlar vergisi hem de transfer fiyatlandırması açısından riskli bir tablo doğurduğunu belirtiyor. Türkiye’deki diğer yerel borsalar kendi iç likiditeleriyle rekabet ederken, Binance TR’nin global likiditeye ulaşması, adil rekabet şartlarını karmaşıklaştırdığı yönünde tartışmalara yol açıyor.

Yerel arayüz, küresel altyapı farkı Binance TR, Türkiye mevzuatına uygun bir görünüm sunsa da teknik olarak bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. İncelemeler, platformun bağımsız bir emir defteri veya bağımsız bir fiyat eşleşme motoruna sahip olmadığını gösteriyor. Türkiye’deki kullanıcı emirleri, teknik olarak Türkiye sunucularında değil, Binance Global’in uluslararası eşleşme motorunda işleniyor. Bu işlem akışıyla likidite de Türkiye havuzundan değil, global havuzdan sağlanıyor ve arayüz Türkçe olsa da finansal işlem yurtdışında gerçekleşiyor. Bu durum, Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatı açısından izinsiz sermaye piyasası faaliyeti tartışmalarını tetikliyor.

Varlık saklama ve Omnibus cüzdanı Trader’lar için varlık güvenliği kritik bir konu olmaya devam ediyor. Veriler, Binance TR hesaplarında görülen kripto varlıkların bireysel olarak ayrıştırılmış yerel cüzdanlarda değil, Binance Global’in kontrolündeki Omnibus Wallet yapılarında tutulduğunu gösteriyor. Bu yapı, kullanıcı bakiyelerinin blokzincir üzerinde birebir izlenmesini zorlaştırıyor ve varlıkların hukuki statüsünü belirsizleştiriyor. Uluslararası bir anlaşmazlık veya küresel erişim sorununda, Türk kullanıcılarının varlıklarının hangi ülke hukukuna tabi korunacağı konusundaki belirsizlik sürüyor. 10 Ekim’deki volatilite süreci ise yatırımcılara “kullanılan borsa nerede?” sorusunu “paranın aslında nerede olduğu?” sorusuna dönüştürmüş durumda. Denetim otoritelerinin bu karmaşık yapı üzerinde nasıl bir çerçeve çizeceği, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacak.

Son dönemde artan şeffaflık talebi, kripto piyasalarında operasyonel yapılar üzerinde yeni bir mercek oluşturdu. Binance TR ile global yapı arasındaki ilişki, Türkiye’deki işlemlerin gelir akışlarının nereden geçtiği ve verilerin nasıl aktarıldığı sorularını gündeme taşıyor.

Karşıt görüşler, yerel borsaların rekabetçi konumunu ve global entegrasyonun eşitlikçi rekabet şartlarını nasıl etkilediğini tartışmaya açıyor. Vergi konusundaki görüşler, işlemlerin nerede vergilendirileceği, transfer fiyatlandırması ve komisyon gelirlerinin oluşum noktaları etrafında şekilleniyor. Bu konular, kullanıcılar arasında sosyal medyada geniş yankı buluyor ve bazı kişiler Türkiye’de vergilendirilmeyi savunurken, bazıları gelirlerin yurtdışında elde edildiği iddiasını sürdürüyor.

Yerel arayüzün Türkçe olması, teknik süreçlerin Türkiye dışına taşındığı gerçeğini değiştirmiyor. Emir defteri ve fiyat eşleşme motorunun bağımsız olmayışı, Türkiye’deki kullanıcıların işlemlerinin global altyapı üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor. Bu da mevzuat açısından farklı bir değerlendirme gerektiriyor. Türkiye’deki mevzuata uygunluk ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti tartışmaları, denetim otoritelerinin odak noktalarından biri.

Varlık güvenliği açısından Omnibus cüzdan yapısının etkileri, kullanıcıların varlıklarının hangi ülkede ve hangi hukuk sistemi altında korunduğu sorusunu ön plana çıkarıyor. Omnibus yapı, varlıkların bireysel hesaplar üzerinden izlenmesini engelliyor; bu durum, yasal güvenlik ve denetim açısından bazı belirsizlikleri beraberinde getiriyor. 10 Ekim volatilitesi sonrasında yatırımcılar için “paranın asıl konumu nerede?” sorusu daha belirgin hâle gelirken, düzenleyici kurumların bu yeni yapıyı nasıl inceleyeceği merak konusu olarak kalmaya devam ediyor.