• YARIM ALTIN
    19.909,00
    % -2,28
  • AMERIKAN DOLARI
    46,5238
    % 0,06
  • € EURO
    52,8969
    % -0,14
  • £ POUND
    61,3308
    % -0,21
  • ¥ YUAN
    6,8297
    % -0,23
  • РУБ RUBLE
    0,6223
    % -0,25
  • BITCOIN/TL
    2837858,128
    % -2,02
  • BIST 100
    14.331,21
    % -1,43

İklim Finansmanı ve Türkiye’nin COP31 Liderliği: Uygulamaya Odaklı Stratejiler ve Kamu-Özel İş Birliği

İklim Finansmanı ve Türkiye’nin COP31 Liderliği: Uygulamaya Odaklı Stratejiler ve Kamu-Özel İş Birliği

İklim değişikliğinin artık sadece çevresel değil, ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğuran bir gerçeklik olduğuna dikkat çeken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Net Sıfır Emisyon Zirvesi kapsamında konuştu. Konuşmasında, iklim eyleminin büyümeyi, istikrarı ve refahı güvence altına almakla ilgili olduğunu vurguladı. Hükümetin hedeflerle sınırlı kalmayıp bunları hayata geçirmenin önemine işaret eden Şimşek, pek çok ülkenin iddialı hedeflere sahip olmasına rağmen uygulama hızının kritik olduğunu söyledi.

İklim değişikliğiyle mücadelede mevcut finansman akışlarının ötesine ihtiyaç duyulduğunu belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin 2030’a kadar yıllık yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık finansmana ihtiyacı olduğunu, mevcut kaynakların ise yalnızca 200 milyar dolar seviyesinde kaldığını açıkladı. Bu uçurumun aşılmasının sermaye yetersizliğinden değil, mevcut sermayenin ölçekli olarak harekete geçirilmesinden kaynaklandığını ifade etti. Şimşek’e göre iklim riski bugün artık gelecekten çok bugün karşımızda olan bir risk olarak görülüyor; sigortalanabilir payın sınırlı olması nedeniyle yükler evlere, şirketlere ve devletlere yansıyor ve bu durum finansal istikrarı tehdit ediyor.

Küresel finansman mimarisinin sadeleşmesi, hızlandırılması ve daha etkili hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Bakan, kamu kurumları, çok taraflı kalkınma bankaları ve yatırımcılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. COP29 vesilesiyle Türkiye’nin 2035’e kadar yıllık 300 milyar dolarlık yeni iklim finansmanı hedefini desteklemek için yol haritası oluşturulduğunu hatırlatan Şimşek, bu adımın finansmanı harekete geçirmek için bir gövde gösterisi olmadığını, ülkelerin yatırım yapılabilir projelerle finansmanı ve uygulamayı buluşturmaya odaklandığını belirtti.

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında önceliğinin elektrifikasyon olduğuna işaret eden Şimşek, enerji güvenliği, erişilebilirlik ve sürdürülebilirliği birbirinden bağımsız değerlendirmek yerine entegre bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. 2035’e kadar elektriğin toplam enerji tüketimindeki payını yaklaşık yüzde 20’den yüzde 35’e çıkarmayı hedeflerken, atık yönetimi, şehirleşme, okyanuslar ve gençlerin süreçlere katılımı gibi alanlara da odaklanılacağını vurguladı.

Özel sektörün bu süreçte aktif rol almasının kritik olduğuna vurgu yapan Şimşek, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin COP31 İş Dünyası Forumu’ndaki temsilinin güçlendirileceğini ve forumun New York’taki İklim Haftası ile COP31 kapsamındaki Antalya toplantılarında yeniden örgütleneceğini bildirdi. Ayrıca İstanbul’un Eylül ayında düzenlenecek İklim Finansmanı Haftası’na ev sahipliği yapacağını söyleyerek, taahhütlerin uygulanabilir adımlara dönüştürülmesi için ortaklık ve katılım çağrısında bulundu.